MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı aracın davalının işlettiği otoparktan çalındığını, davalının bu olayda kusur ve ihmalinin bulunduğunu, sigortalıya 21.000 TL araç bedelinin ödendiğini belirterek bu meblağın ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş; 6.6.2011 tarihli oturumda aracın bulunduğunu ve 27.5.2011 tarihli noterde düzenlenen sözleşmeye istinaden dava dışı ... 'a 16.900 TL karşılığında satıldığını belirterek bakiye 4.100 TL'nın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, sigortalının ihmal ve kusuru nedeniyle aracın çalındığını belirterek davanın özel güvenlik şirketine ihbarını ve reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile dava konusu hırsızlık nedeniyle sigortalı araçta meydana gelen 2.600 TL hasar bedelinin 14.4.2010 ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesine ve halefiyete dayanılarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Taraflardan herbiri iddiasını ve savunmasını ispatlamak zorundadır. Somut olayda; davacı şirkete kasko sigortalı 23.682 TL sigorta bedeli bulunan 2007 model ... otomo-
bil, davalının işlettiği AVM'nin otoparkından 27.1.2010 tarihinde saat 13.00 ila 13.45 arasında çalınmıştır. Sigortalının aracının yanına, sigortalının eşinin işyerine ait araç da parkedilmiş; sigortalı ile eşi saat 13.45 sıralarında AVM'den otoparka araçların yanına döndüklerinde diğer aracın sol ön kapısının sert bir cisimle zorlanıp kilit yuvasının dağıtılarak açıldığı, bu araçta bulunan laptop çantasındaki sigortalı araca ait yedek anahtarın alınarak sigortalıya ait aracın kendi yedek anahtarı ile çalındığı dosya kapsamından ve emniyet görevlilerince düzenlenen tutanaklardan anlaşılmaktadır. Davacı sigortacı, 25.1.2011 tarihinde açtığı iş bu davada dava dilekçesinde 14.4.2010 tarihinde sigortalısına ödediği 21.000 TL araç bedelinin temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş; daha sonra 6.6.2011 tarihli duruşmada aracın bulunduğunu ve 27.5.2011 tarihinde noterde düzenlenen satış senedi ile 3.kişiye 16.900 TL'sına satıldığını belirterek aradaki 4.100 TL farkın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davacı aracının ne zaman, nasıl ve ne şekilde bulunduğuna dair dosyada belge bilgi bulunmadığı gibi 3.kişiye satışına ilişkin noter satış senedi de mevcut değildir. Ayrıca davacının, aracın çalındıktan sonra bulunması sebebiyle ne gibi bir zararının doğduğu, aracın hasarlı şekilde mi bulunduğu, değer kaybı zararı mı olduğu, teminat kapsamında olup da araç bulunduğunda içinden alınan aksesuar, ses, görüntü cihazı vs gibi bir eksikliğin mi olduğu hususunda açıklama olmadığı gibi bu husus dosya kapsamından da anlaşılamamaktadır. Aracın dava açılmadan önce bulunması ile dava açıldıktan sonra yargılama devam ederken bulunması halinin hukuki sonuçları da (davanın red ve kabul edilen kısmı yada konusu kalmayan kısmının tesbiti, yargılama gideri ile vekalet ücretinin dahi buna göre tesbit edilmesi gerektiğinden) farklı olacaktır.
Bu durumda mahkemece, öncelikle çalınan sigortalı aracın ne zaman, ne şekilde bulunduğuna dair bilgi ve belgeler ile 3.kişiye satışına dair noter satış senedinin ilgililerinden ve merciilerinden getirtilmesi, daha sonra davacı vekilinden aracın çalındıktan sonra bulunması ve 3.kişiye satılması sebebiyle ne gibi bir zararlarının olduğu hususunu açıklamasının istenilmesi ve gerektiğinde davacı vekilinin açıklaması doğrultusunda araçta meydana gelen hasar miktarının tesbiti yönünden 24.10.2011 tarihli önceki raporu
hazırlayan hasar konusunda uzman bilirkişiden (Makine Yüksek Mühendisi) ek rapor alınması, aracın dava açılmadan önce mi, yargılama sırasında mı bulunduğunun tesbiti ile davanın red, kabul ya da konusuz kalan kısmının belirlenip yargılama gideri ve vekalet ücretinin takdirinde bu durumun gözetilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Ticaret Merkezi A.Ş vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı lehine BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 21.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy