MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı, haricen satın aldığı aracı ile ...,... istikametinde seyir halindeyken, aracın aniden yol zemininde kaymaya başladığını, bu sırada kendi gidiş istikametine doğru yolun sol tarafına dökülen toprak ve kaya malzemesine aracının çarparak yol üzerinde ters döndüğünü, yolun bu yöresinde sürekli gizli buzlanma olduğunu sonradan öğrendiğini, etrafta gizli buz ya da bu hususu ikaz eden her hangi bir trafik ikaz işaretinin olmadığını, kazanın oluşumunda yola gerekli ikaz işaretlerini koymayan, sürekli gizli buzlanma olmasına rağmen tuz dökme çalışması yapmayan ... ve İl Özel İdaresi'nin kusurlu olduğunu, araçtaki hasar bedelinin mahkeme aracılığıyla tespit edildiğini, belirterek, hasar bedeli ve tespit mahkeme masrafları toplamı olmak üzere 15.000,00 TL maddi tazminatın olayın meydana geldiği 25/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisine verilmesini talep etmiştir.
Davalı Artvin İl Özel İdaresi vekili, davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Müdürlüğüne izafeten Karayolları 10. Bölge Müdürlüğü vekili, öncelikle açılan davada,davacı tarafın taraf ehliyetine sahip olmadığını , kazanın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, davalıları hizmet kusuru nedeniyle dava etmiştir. Kamu hizmeti görmekle yükümlü olan davalı İl Özel İdare Müdürlüğü ve ... kamu hizmeti sırasında verdikleri zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildirler. İdari karar ve eylemlerden doğan zararların ödetilmesi istekleri 11.2.1959 günlü ve 17/15 sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararında değinildiği üzere tam yargı davasının konusunu oluşturur. Bu davaların ise 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 2.maddesi hükmünce idari yargı yerinde açılması gerekir. Yargı yolu dava şartlarından olup mahkemece resen incelenmesi ve dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddi gerekirken, davacının aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ...'nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 13.2.2013 gününde Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
-KARŞI OY-
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanması görüşüyle çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum.
Karşı Oy
...
Full & Egal Universal Law Academy