MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar ... vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 16.4.2013 Salı günü davacı ve davalılar ... ve ... tarafından gelen olmadı. Davalı ... vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı ... vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan bozma ilamında, İİK'nin 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali davalarında davacı alacaklı tarafından kesin veya geçici aciz belgesinin ibraz edilmesi gerektiği somut olayda davacı tarafından dosyaya kesin ya da geçici aciz belgesi ibraz edilmediğinden Mahkemece, borçlular aleyhine alınmış bir aciz belgesi bulunmadığı gerekçesi ile dava açma şartının gerçekleşmediğinden bahisle davanın reddine verilmiş ise de karar sonrası kesin aciz belgesinin dosyaya ibraz edildiği belirtilerek hasıl olan yeni duruma göre bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davalı borçlunun mal kaçırmak amacı ile tasarrufta bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlunun aciz içinde iken mal kaçırmak amacı ile taşınmazı rayiç bedelin altında bir fiyat ile satmış olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Taşınmazın satışı sırasında tapu kaydında mevcut olduğu anlaşılan ve daha sonra da 3. kişi tarafından ödendiği anlaşılan ipoteğin, satış bedeline ilave edilmesi gerektiği Dairemiz müstakar içtihatlarındandır. Ödenen ipotek ile birlikte değerlendirildiğinde satış bedeli ile taşınmazın tasarruf tarihindeki gerçek değeri arısında mislini aşan bir fark olmadığı da açıktır. Davalılar arasında akrabalık, arkadaşlık, ticari ilişki gibi borçlunun mal kaçırma kastını 3. kişilerin bildiği ya da bilebilecek durumda olduklarını gösterir bir yakınlık da ispat edilememesine göre davanın kabulüne karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalının satın aldığı hisse yönünden BOZULMASINA, 990.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'na verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'na geri verilmesine 16.4.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.