MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın, müvekkiline ait olan ve olay sırasında park halinde bulunan araca, arkadan çarpması nedeniyle müvekkiline ait ticari minibüsün hasar gördüğünü, değer kaybına neden olduğunu ve aracını kullanamaması nedeniyle kazanç kaybına uğradığını belirterek 2.500,00 TL. kazanç kaybı ve 5.000,00 TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar vekili ise, davacıya ait aracın 5 yaşında olduğunu, aracın hasar gören parçalarının orjinalleri ile değiştirildiğini, bu durumda araçta değer kaybı değil, değer artışı olacağını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre; davanın kısmen kabulü ile kaza nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybından dolayı 1.750,00 TL maddi tazminat ile kazanç kaybı için 800,00 TL olmak üzere toplam 2.550,00 TL nın kaza tarihi olan 24.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu davacıya ait araçta oluşan değer kaybı ve kazanç kaybı zararının ödetilmesi istemine ilişkindir.
Dava konusu olayda; 24.10.2008 tarihinde davalı ..., diğer davalıya ait araçla seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek yol dışında park halinde duran davacıya ait ticari minibüse arkadan çarpmıştır. Davalı sürücünün tam kusurlu olduğu belirlenmiştir. Davacıya ait ... model ... marka ticari otobüsün sol arka ve yan tarafı hasar görmüştür. Davacı, araç hasar bedeli 4.858,00 TL sını dava dışı sigorta şirketinden tahsil etmiş olup eldeki bu davada sadece değer kaybı ve kazanç kaybı zararı istenmiştir.
Mahkemece, maddi tazminat miktarının belirlenmesi amacıyla iki defa bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Makine mühendisi tarafından düzenlenen ilk bilirkişi raporunda, davacıya ait 2003 model ticari minübüsün, onarımında kullanılan parçaların, orjinal olarak yenileri ile çoğunlukla komple değiştirildikleri, aracın, yetkili servis tarafından maksimum on günde tamir edilebileceği, kazanç kaybının tüm işletme masrafları çıktıktan sonra 375,00 TL, araçta oluşan değer kaybının ise 300,00 TL olacağı belirtilmiştir. Davacı vekilinin bu bilirkişi raporuna itiraz etmesi üzerine başka bir makine mühendisinden alınan ikinci bilirkişi raporunda ise, davacıya ait minibüsün, onarımının 20 iş gününde bitirilebileceği, kazanç kaybının 800,00 TL olacağı, vasıtanın kaza tarihindeki hasarsız ikinci el değerinin 25.000,00 TL olduğu, hasarların onarımından sonra kaza tarihi itibariyle 1.750,00 TL değer kaybı olacağı belirtilmiştir. Mahkemece bu son bilirkişi raporu hükme esas alınmış ve araçta meydana gelen değer kaybından dolayı 1.750,00 TL, kazanç kaybı için de 800,00 TL tazminata karar verilmiştir. Oysa ki bu iki bilirkişi raporu arasında değer kaybı miktarı ve onarım süresi açısından aşırı fark bulunmakta olup mahkemece, bilirkişi raporları arasındaki değer kaybı miktarı ve onarım süresi yönünden çelişkiler giderilmeden karar verilmiş olması usul ve yasaya, dosya kapsamına uygun görülmemiştir. Şu durumda, mahkemece, dosyanın İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek ve hasar konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile araçta meydana gelen değer kaybı ve onarım süresine ilişkin çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alındıktan sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 14.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.