MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının işleteni ve sürücüsü olduğu aracın,18.09.2010 tarihinde müvekkiline ait araca çarptığını ve müvekkiline ait aracın hurda haline geldiğini, araç hasarı nedeniyle zararın 4.500,00 TL olduğunu, müvekkilinin aracının hasar görmesi nedeniyle bir otelde konaklamak zorunda kaldığını, arkadaşına ait araçla dönüş yaptığı için müvekkilinin benzin parasını arkadaşına ödediğini belirterek toplam 4.780,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve bilirkişi raporuna göre davanın kabulü ile toplam 4.780,00 TL tazminata karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle, ceza yargılaması sırasında alınan ve kesinleşen bilirkişi raporundaki kusur dağılımının oluşa uygun olması sebebiyle benimsenmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil niteliğindeki trafik kazası nedeniyle tazminat sorumluları, zarar görenin gerçekten uğradığı zararı
tazmine mecburdur. Bunun için de öncelikle gerçek zararın doğru olarak belirlenmesi gerekir.
6100 Sayılı HMK.’nun 266. (1086 Sayılı HUMK.’nun 275.) ve takip eden maddeleri uyarınca, mahkemece, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir. Sonucu açık ve belli durumlar ayrık olmak üzere, trafik kazalarında hasarın tespiti de uzman bilirkişi aracılığıyla yapılmalıdır.
Somut olayda; dosyada mevcut ve kaporta ustası tarafından düzenlenen tespit raporunda,"...davacıya ait aracın tamiri için gereken parça ve işçilik bedeli KDV dahil toplam 8.833,00 TL olduğu, ancak, aracın, ağır derecede hasarlı olması nedeniyle tamirinin ekonomik olmadığı, aracın hasarsız haldeki piyasa değerinin 6.000,00 TL, hasarlı haldeki hurda değerinin 1.500,00 TL olduğu, buna göre davacının zararının 4.500,00 TL olduğu..." belirtilmiştir.
Davacı vekili tarafından bu tespit raporuna dayanılarak eldeki dava açılmıştır. Dava dilekçesinde, davacıya ait aracın hurda haline geldiği, araç hasarı nedeniyle zararın 4.500,00 TL olduğu, davacının aracının hasar görmesi nedeniyle bir otelde konaklamak zorunda kaldığı, arkadaşına ait araçla dönüş yaptığı için benzin parasını arkadaşına ödediği belirtilerek toplam 4.780,00 TL maddi tazminat istenmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan ve avukat tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda ise, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, pert işlemesine tabi tutulmasının gerekip gerekmediği değerlendirilmeden tespit raporunda belirtilen tamir masraflarına göre inceleme yapılarak hasar ve zarar hesaplanmıştır. Alınan bilirkişi raporu, konusunda uzman bilirkişi tarafından düzenlenmemiş olup eksik incelemeye dayalı olduğundan hüküm kurmaya elverişli nitelikte değildir.
Bu durumda mahkemece, davacıya ait araca ilişkin varsa; hasar dosyaları, ekspertiz raporları, aracın hasarlı halde çekilmiş fotoğrafları v.s. getirtilerek, dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle olay tarihi itibariyle gerçek zararın tespiti ile aracın yaşı, markası,modeli v.s. yönünden uğradığı hasar nedeniyle tamirinin ekonomik olup olmadığı, hurdaya ayrılmasının gerekip gerekmediği, tamir ekonomik değilse, aracın kaza tarihindeki 2. el piyasa rayiç değerinden sovtaj bedelinin mahsubu ile gerçek hasar ve zarar miktarının ve yine davacının, aracının hasar görmesi nedeniyle yaptığını ileri sürdüğü masrafları yapmak zorunda olup olmadığının
belirlenmesi için hasar ve zarar uzmanı bilirkişiden ayrıntılı ve gerekçeli tazminat raporu alınıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu konularda uzman olmayan avukat bilirkişiden alınan tazminat raporu esas alınarak, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalının sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 21.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy