MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... AŞ vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı tarafa ait araçların sebebiyet verdiği kazada müvekkiline ait aracın hasarlandığını, kaza tesbit tutanağında plakası tesbit edilemeyen bir başka aracın davalılardan ...'un yönetimindeki araca arkadan çarpması nedeniyle kazada plakası belirlenemeyen aracın sürücüsünün kusurlu olduğu belirtilmiş ise de bu hususun olayda kusurlu olan ... 'nin şifai beyanına dayandırıldığını, aracın müvekkilince tamir ettirildiğini belirterek şimdilik 8.932,53 TL tazminatın fatura tarihlerinden işleyecek faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ..., kazanın plakası tesbit edilemeyen sarı renkli kamyonun kendisinin yönetimindeki araca arkadan çarpması sonucu meydana geldiğini, olayda kusurunun bulunmadığını, kaza tesbit tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu, kaza sırasında yanında oturan ...'in olaya tanık olduğunu, hasar miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... AŞ vekili, ...'un sürücüsü olduğu aracın ZMSS poliçesinin müvekkilince düzenlendiğini kazanın oluşumunda sürücünün kusurunun bulunmadığından hasardan sorumlu olmadıklarını, hasar miktarının fahiş olduğunu, temerrüdü düşürülmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili, davalı ...'e ait aracın ZMSS'nin müvekkilince düzenlendiğini, sigortalının olayda kusuru bulunmadığından zarardan sorumlu olmadıklarını, temerrüde düşmediklerini, belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 4.867,92 TL tazminatın 24.12.2008 fatura tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... AŞ vekilin tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı ... AŞ vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davalı ... AŞ, davalılardan ...'un sürücüsü olduğu, dava dışı ...'e ait aracın (... plakalı) olay tarihi itibariyle ZMSS şirketidir. 2918 Sayılı KTK'nin 91.maddesi gereğince aracın işleteninin aynı yasanın 85/1 maddesinden kaynaklanan sorumluluğunu karşılamak üzere yapılan Trafik Sigortası zarar sigortası olup sigortacı, limit ile belirtilen miktarı değil, gerçek zararı poliçe limitleri içinde sigortalısının kusuruna isabet eden oranda ödemekle yükümlüdür. Kazanın 3.kişinin ağır kusurundan kaynaklanması halinde işleten KTK'nin 85/1 maddesinde öngörülen tehlike sorumluluğundan kurtulacağından onun işbu sorumluluğunu üzerine alan ZMSS'ni yapan sigortacı da sorumluluktan kurtulacaktır. KTK'nin 86.maddesi hükmü uyarınca, işleten kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin veya 3.kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.
6100 Sayılı HMK'nin 266.maddesinde "Mahkeme, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz." hükmü öngörülmüştür. Trafik kazalarında, tarafların kusur durumunun ve araçta meydana gelen hasar miktarının tesbiti hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konulardan olmayıp özel veya teknik bilgiyi gerektirdiğinden bu hususlarda konunun uzmanı bilirkişinin görüşünün alınması gerekmektedir.
Somut olayda, kazaya karışan ... plakalı, dava dışı ...'e ait olup ...'un sürücüsü olduğu 2005 model ... 1.3 model özel otomobil 17.05.2007/17.05.2008 vadeli ... poliçesi ile davalı ... AŞ'ne trafik sigortalı olup araç başına 6.000 TL, kaza başına 12.000 TL maddi poliçe teminat limiti bulunmaktadır. 23.4.2008 tarihinde 09.30'da meydana gelen trafik kazasında davacıya ait 2002 model ... kamyonet hasarlanmıştır. Olayla ilgili düzenlenen kaza tesbit tutanağında davalı ...'un beyanına göre, plakası tesbit edilemeyen sarı renkli kamyonun davalı ...'nin yönetimindeki araca sağ arka kısmından çarpması nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybeden ...'nin sola doğru kendi etrafında dönerek savrulduğu, savrulmanın etkisiyle aracının ön kısımları ile davacı aracının arka kısımlarına çarptığı, diğer davalı ...'in işleteni ve sürücüsü olduğu ...model ... marka otomobili ile sol şeritte seyrederken önünde orta bariyere çarparak duran davacı aracına çarpmamak için sola manevra yaptığı sırada bariyere çarpıp savrularak aracının sol arka kısımları ile davacı aracının sağ ön kısımlarına çarptığı, davalı ... yönetimindeki aracın bariyere çarparak durduğu sırada kopan bariyer parçalarının karşı yolda seyreden dava dışı ... 'nin yönetimindeki araca çarparak hasarladığı, olayda plakası tesbit edilemeyen sarı renkli kamyon sürücüsünün kusurlu, diğerlerinin kusursuz oldukları belirtilmiştir. ... dışındaki sürücüler hazırlıktaki ifadelerinde, sarı renkli kamyondan bahsetmemişlerdir. Kaza mahalli 4 şeritli bir yoldur. Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 2008/3292-2576 sayılı hazırlık soruşturması sonunda, 16.7.2008 tarihinde sürücüler hakkında taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet vermek suçumdan şikayetten vazgeçme nedeniyle takipsizlik kararı verilmiştir. Keşifte dinlenen davacı tanığı ..., davacı ...'nın yönetimindeki aracın sağ ön tarafında oturduğunu, 70 km hızla İstanbul'dan Ankara yönüne seyrettiklerini, bu sırada arkadan gelen bir aracın kendisinin de içinde bulunduğu davacı aracına çarptığını, çarpmanın etkisiyle savrulup dönerek sol şeride doğru gitmeye başladıklarını, bu esnada sol şeritten gelen bir aracın da davacıya ait araca çaptığını ve en solda kaldıklarını, bariyere çarparak durduklarını, kendi araçlarına çarpılmadan önce bir kaza ve sarı renkli araç görmediğini, aynalardan etrafı kontrol etmekte olduğunu,
Kendisi de şoför olduğundan herşeyi dikkatlice izlediğini, kazadan sonra da bir başka aracın varlığı ile ilgili söylenti olmadığını ifade etmiştir. Davalı ..., sarı renkli kamyonun kazaya sebebiyet verdiğini, kaza sırasında aracında bulunan ...'in tanık olduğunu belirterek cevap dilekçesinde delilleri arasında bu tanığı da bildirmiş, ancak davalı tanığı dinlenmemiştir. Keşiften sonra sigorta uzmanı olduğu belirtilen bilirkişiden alınan 11.7.2011 tarihli bilirkişi raporunda aynen kaza tesbit tutanağındaki gibi plakası tesbit edilemeyen sarı renkli kamyon sürücüsünün arkadan çarpmak kuralını ihlalden %100 oranında kusurlu olduğu, davacı ile davalı sürücülerin ve dava dışı sürücü ...'nin kusurlarının bulunmadığı tesbit edilmiştir. Hasar konusunda uzman bilirkişice düzenlenen 1.2.2012 tarihli raporda davacı aracında KDV dahil 4.867,92 TL tutarında hasar olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece, kaza tesbit tutanağında ve 11.7.2011 tarihli bilirkişi raporunda davalı tarafa hiç kusur verilmediği, tüm kusurunun plakası tesbit edilemeyen sarı renkli kamyon sürücüsünde olduğu belirtilmesine rağmen gerekçe gösterilmeden davalı ...'un aracı ile 2.şeritte seyrederken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle davacı aracının arka kısmına çarpması sonucu bariyerlere çarparak durduğu, davalı ...'in aracı ile sol şeritte seyrederken davalı ...'nin sebebiyet verdiği kazanın etkisiyle davacı aracının sağ ön kısımlarına çarparak durduğu, davacı ile yanındaki arkadaşının yaralandıkları, davacı aracının hasarlandığından bahisle 4.867,92 TL yönünden tüm davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Trafik kazalarında kusur oranlarının tesbiti özel veya teknik bilgiyi gerektirdiğinden bu konuda uzman bilirkişinin görüşünün alınması gerekir. Alınan bilirkişi raporu yeterli görülmezse ya da dosya kapsamına uygun düşmüyorsa yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması cihetine gidilmelidir. Kaldı ki 11.7.2011 tarihli raporu düzenleyen bilirkişi sigorta uzmanı öğretim görevlisi olup kusur tespiti konusunda ne gibi bir uzmanlığı bulunduğu anlaşılmadığı gibi keşifte dinlenen davacı tanığının beyanını da raporunda değerlendirmemiştir.
Bu durumda mahkemece, gerektiğinde davalı ... tarafından bildirilen tanık ...'in usulüne uygun olarak dinlenilmesi, davalı ...'nin bu tanığın olay anında yanında olduğundan olayın akabinde alınan ifadelerinde neden bahsetmediğinin araştırılması, daha sonra İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur tesbiti konusunda uzman bilirkişi kurulundan tüm dosya kapsamının, tanık beyanlarının, hazırlık soruşturması sırasında dinlenilen sürücüler ile tanık ifadelerinin, kaza tesbit tutanağının, 11.7.2011 tarihli bilirkişi raporunun irdelenip değerlendirildiği, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bilirkişi raporuna neden itibar edilmediği dahi belirtilip gerekçe gösterilmeden yazılı olduğu biçimde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-2918 Sayılı KTK'nin 99/1 maddesinde trafik sigortasının zarar giderim yükümlülüğü, rizikonun ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya iletildiği tarihten itibaren 8 işgünü içinde yerine getirmek şeklinde belirlenmiştir. Bu sebeple usulüne uygun bir başvuru yapılıp yasada belirlenen süre dolmadan trafik sigortacısı bakımından alacağın muacceliyetinden ve dolayısıyla temerrüdünden söz edilemez. Somut olayda, davacı vekili davadan önce başvurularının olduğunu, ancak kaza tesbit tutanağında plakası tesbit edilemeyen araç sürücüsüne kusur izafe edilmesi nedeniyle müracaatlarından sonuç alınamadığını bildirmesine rağmen başvuruya ilişkin kanıtları tam olarak toplanmamıştır.
Bu durumda mahkemece, davacı vekilinden davalı ... AŞ'ne usulüne uygun olarak başvuru olup olmadığının sorulması, başvuru mevcutsa başvurunun tebliğine ilişkin belgeleri istenip ibraz edildiğinde tespit edilecek tarihe 8 iş günü eklenmek suretiyle bulunacak tarihten, başvuru yoksa dava tarihinden itibaren davalı ... AŞ'nin temerrüt faizinden sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken temerrüt tarihi araştırılmadan yazılı olduğu biçimde davacı aracının tamirine ilişkin 24.12.2008 fatura tarihden itibaren faize hükmedilmesi de isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentet açıklanan nedenlerla davalı ... AŞ vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı ... AŞ vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı lehine BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... AŞ'ye geri verilmesine 21.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy