MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın tek taraflı trafik kazasında hasarlandığını, ihbara rağmen davalının hasarı karşılamadığını müvekkilinin "rent a car işi ile iştigal ettiğini, adına kayıtlı birden fazla araç olduğunu, rent a car" işinde kullanılan araçlarının da bulunduğunu bu araçlar için dava dışı ... Sigorta A.Ş nezdinde "rent a car sigortası" yaptırdığını, davaya konu aracın müvekkilinin özel aracı olup kaza tarihinden önce kendisine emlak işlerinde yardımcı olan Rus uyruklu arkadaşı ... ödünç verildiğini, bunun müvekkili ve dava dışı sürücü tarafından doğrulandığını, aksini ispat yükünün davalıda bulunduğunu belirterek şimdilik 10.919 TL hasar bedelinin kaza tarihinden işleyecek avnans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının aracının müvekkiline hususi kullanım şeklinde kasko sigortalı olduğunu, tek taraflı trafik kasasında aracın hasarlandığını ... Araştırma Şirketince yapılan araştırma sonucunda davacının olay tarihinden bir yıl önce emlakla ilgili işyerini kapattığını ve bir yıldır akrabası olan ... ile rent a car şirketini işlettiğini davacının 10'dan fazla aracının bulunduğunu, 4 tanesinini "rent a car" da kullanıldığını, kazaya karışan müvekkiline sigortalı aracın yabancı uyruklu şahsa kiralandığının tesbit edildiğini, davacının aracın emanet olarak verildiği hususundaki beyanının samimi olmadığını, poliçe özel şartlarına göre aracın kiralık olarak kullanılması sırasında meydana gelen hasarın teminat kapsamında bulunmadığını, hasarın fahiş olduğunu belirterek davanın redidini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak sigortalı tarafından davalı kasko sigorta şirketine karşı açılan alacak istemine ilişkindir. TTK.nin 1282 maddesi hükmü uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta sözleşmesi ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumludur. Sigortacının bu sorumluluktan kurtulabilmesi için gerçeğe uygun olarak bildirilmeyen rizikonun gerçekte ne şekilde meydana geldiğini ve bu gerçekleşme tarzına nazaran Yasa ve Poliçe Genel Şartlarının öngördüğü teminat dışı hallerden birinin varlığını veya riziko başlı başına sigorta teminatı kapsamı dışında kalmıyor olsa bile yapılan ihbar yanlışlığının doğrudan zarar sorumlularına rücu hakkını etkisiz kılma sonucunu ortaya çıkardığını ispat etmesi gerekir. Aynı Yasanın 1281.maddesine göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.
Somut olayda davacıya ait ...,... otomobilin 31.036 TL sigorta bedeli karşılığında özel otomobil olarak 24.3.2009/24.3.2010 vadeli kasko sigorta poliçesi ile davalı ... şirketi nezdinde sigortalandığı, poliçede teminatın hususi kullanım gözönüne alınarak verildiği, her türlü "rent a car" tarzı kullanımın teminattan hariç tutulacağı ve aracın herhangi bir şekilde "rent a car" amaçlı kullanımı esnasında oluşabilecek zararlar itibariyle sigortacının bu poliçe altında herhangi bir tazminat sorumluluğunun doğmayacağının taraflar arasında kararlaştırıldığı, sigortalı aracın 13.5.2009 tarihinde poliçenin yürürlükte olduğu süre içinde saat 15.15 te dava dışı ... yönetiminde olduğu sırada tek taraflı olarak meydana gelen trafik kazasında hasarlandığı uyuşmazlık
Konusu değildir. Taraflar arasındaki ihtilaf, aracın olay anındaki dava dışı yabancı uyruklu şahsa kiralanıp kiralanmadığı ve dolayısıyla riziko nedeniyle oluşan hasarın kasko poliçesi teminatı kapsamında kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır. Dosyada mevcut belgelere göre davacı öncesinde emlakçılık yaparken 10.4.2002 tarihinden itibaren "rent a car"işi ile iştigal etmeye başlamıştır. Davacı adına kayıtlı araçlardan 4 tanesine kiralık araç olarak dava dışı ... Sigorta A.Ş tarafından kasko sigortası yapıldığı davacının da kabulünde olup ilgili poliçeler dosyaya alınmıştır. Davacı, davalı şirkete kasko sigortalı kazaya karışan aracını özel işlerinde kullandığını, bu aracı kiralamadığını kiralık araç olarak kullanmadığını, olay tarihinden 45-50 gün önce emlakçılık yaptığı dönemde tanıdığı ve emlak pazarlama işinde kendisine yardımcı olan Rus uyruklu ... e kullanması için emanet olarak verdiğini, yabancı uyuruklu sürücünün olay tarihinde kazayı kendisine telefonla haber verdiğini, kaza mahalline gittiğini trafik görevlilerinin kendisinden sonra geldiğini ve tutanak tanzim ettiklerini, sürücünün araçta yalnız olduğunu, yaralanmadığını, aracın sigorta şirketinin yönlendirdiği çekici ile servise çektirildiğini, sürücüye kazadan sonra yine kullanması için bir başka aracı verdiğini ileri sürmüştür. Duruşmada dinlenen davacı tanıkları da aracın davacı tarafından ... 'e kiralanmadığını, davacının bu şahsı emlak işi yaptığı dönemde tanıdığını arkadaş olduklarını ve kazaya karışan aracın hatıra binaen emanet olarak bu şahsa verildiğini ifade etmişlerdir. Davalı vekili davacının "rent a car" işi yaptığını, bu aracın da davacının işyerinde kiralık araç olarak kullanıldığını, davacının fazla prim ödememek için aracını hususi kullanım tarzında sigortalattığını, aracın rent a car olarak kullanımı sırasında meydana gelen hasarın teminat kapsamında olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 12.0.2011 tarihli bilirkişi kurulu raporunda (emekli bankacı, makine mühendisi ve ticaret hukuku öğretim görevlisinden oluşturulan) davacının tacir olduğu, ticari işletmesinde araç kiralama işinin ticari faaliyetini oluşturduğu dikkate alındığında ... plakalı sigortalı aracın ticari amaçla gelir veya giderlerinin olup olmadığı hususunu kendi defter ve kayıt belgelerine dayandırması gerektiği kanaatinde olduklarını tacirin özel olarak tefrik ettiği otosunu ticari işlemlerini konu olarak kullanılamayacağına dair bir ayrım yapılamayacağından hareketle Gelir Vergisi Yasasının 40. Maddesinde binek otomobillerin zati ve ailevi ihtiyaçları için kullanılması halinde giderlerinin ve amortismanlarının yarısının gider yazılabileceği, 180 nolu Gelir Vergisi Genel tebliğinde işletmenin esas faaliyet konusuna giren işlerin yürütülmesi için kullanımı zorunlu olan ve münhasıran işletmenin ihtiyacında kullanılan binek otomobillerin gider ve amortismanlarının tamamının gider kaydedileceğinin kabul edildiği belirtilerek araçta meydana gelen zarar miktarı tesbit edilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacı tarafından dava dışı akrabası ile birlikte işletilen ... isimli araç kiralama şirketinin ticari defter, fatura, kayıt ve belgeleri üzerinde konunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak kazaya karışan aracın bu iş yerinde kiralık araç olarak kullanılıp kullanılmadığı, adı geçen yabancı uyruklu ... isimli şahsa aracın kiralanıp kiralanmadığı, bununla ilgili kira sözleşmesi veya kiralama bedeline ilişkin fatura düzenlenip düzenlenmediği, kira sözleşmesinin ve kira bedelinin maliye ve vergi dairelerine bildirilip bilidirilmediği, aracın giderlerinin ve arşatırmalarının Gelir Vergisi Yasasının 40.maddesi ile 180 nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği gereğince gider kaydedilip kaydedilmediği hususlarında ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınması, kural olarak rizikonun teminat kapsamında kalmadığı hususu ispat yükünün davalı ... şirketinde olduğu da gözönünde bulundurularak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde aracın şirket çalışanı dışında 3.bir şahsın sevk ve idaresinde iken kaza yapması, davacının "rent a car" işiyle iştigal etmesi nedeniyle aracın "rent a car" kapsamında 3.şahsa teslim edildiği vicdani kanati oluştuğundan bahisle eksik inceleme ile davanın reddine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu entte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ...'e geri verilmesine 21.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy