MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekliline ait aracın trafik kazasında hasarlandığını ihbara rağmen davalının hasarı ödemediğini, tesbit raporuna göre KDV hariç 21.315 TL tutarında hasar olduğunu belirterek şimdilik 20.000 TL.nin ihbar tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, resmi mercilerce düzenlenen kaza tutanağı bulunmadığını, araştırma raporuna göre sürücü değişikliği yapıldığını, olayın mizansen olduğunu, sürücünün beyanlarının çelişkili olduğunu, doğru ihbar mükellefiyetine uyulmadığını, olay yerinde hasarla ilgili bulguya rastlanılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 1.535 TL hasar bedelinin 7.6.2010 temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak, sigortalı tarafından davalı ... şirketi aleyihne açılan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı aracın 10.3.2010/10.3.2011 vadeli kasko poliçesi ile davalı ... şirketine sigortalı olduğu ve hasarın poliçe yürürlük süresi içinde meydana geldiği uyuşmazlık konusu değildir.
Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen A/1 maddesine göre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle, bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. Kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, TTK.nin 1282 maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1281 maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin kasko sigortası genel şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı kasko poliçesi genel şartlarının 1.5 maddesi ve TTK 1292/3 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir husus sanki bu oluşan rizikonun teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçer.
Bu ilkelere göre somut olayda baktığımızda olayın 9.4.2010 tarihinde poliçenin yürürlük süresi içinde gerçekleştiği, oluş şeklinin sigortalı tarafından ihbar edildiği gibi olduğu, aksi kanıtlanmayan davacı aracının dava dışı sürücüsü ... ile olay sırasında sürücüyle birlikte araçta bulunan ... 'ın ifadeleri ile sabit olduğu gibi davacı sigortalının kasten ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak rizikonun gerçekleşme şeklini
bildirdiği de sabit olmamıştır. Rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde gerçekleştiğini ispat külfeti sigortacıdadır. Sigortacı rizikonun ihbar edilen yerden farklı şekilde oluştuğunu, aracın sigorta teminatı dışında ve başka yerde hasarlanıp olay yerine getirildiğini somut delillerle kanıtlayamamıştır. İspat yükümünü yer değiştirmediği, davalı sigortacı üzerinde olduğu mahkemenin de kabulündedir. Davacı tarafça yaptırılan tesbit sonucu alınan raporda, araçta KDV hariç gözle görülen hasar miktarının 21.315 TL tutarında olduğu belirtilmiştir. Davacı aracı 2008 model ... otomobil olup sigorta bedeli 29.000 TL.dır. Davacı vekili şimdilik 20.000 TL.nin davalıdan tazminini istemiştir. Keşiften sonra alınan bilirkişi kurulu raporunda özetle, kazanın ihbar edildiği şekilde gerçekleşmediği, aracın 67.79 cm yükseklikteki beton bloklarının üzerine çıkmasının imkansız olduğu, bu kazada araçta belirtilen bir kısım hasarların oluşmayacağı, aracın hasarlı şekilde buraya getirildiği, kazanın sürücünün beyanında gibi olması halinde araçta 1.535 TL tutarında hasar oluşacağı bildirilmiştir. Tarafların itirazı üzerine alınan ek raporda itirazlar yeterince irdelenip değerlendirilmeden kök rapor tekrar edilmiştir.
Araç hasarıyla ilgili sürücü ve tanık beyanı, fotoğraflar, tesbit dosyası ve ekspertiz raporu bulunmaktadır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek önceki bilirkişilerden farklı, hasar konusunda uzman bilirkişi ya da bilirkişi kurulundan mevcut fotoğraflar, sürücü, ve tanık beyanları, ekspertiz raporu tesbit dosyası ve tesbit bilirkişi raporu tarafların itirazları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek önceki bilirkişi kurulu raporunda irdelendiği davacı aracında bu kaza nedeniyle meydana gelen gerçek zarar miktarının tesbiti hususunda gerekçeli, ayrıntılı, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ... Zırai Aletten Tar. Gıda Hayv. İnş. Tur. Sigorta Araç. Hizm. San. Tic. Ltd. Şti vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı taraf yararına BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 13,66 TL kalan harcının temyiz eden davalı ...'den alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 2.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.