MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, davalıya ait aracın karıştığı kaza sonucu zarar görenlere poliçe limiti dahilinde zarar tutarının ödendiğini, sigortalı araç sürücüsünün alkollü ve ehliyetsiz olarak kaza yapmış olması nedeniyle rücu hakkının doğduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 7.439,10 TL’nin 26.01.2010 tarihinden işleyecek kanuni faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili müvekkiline ait sigortalı aracın sürücüsünün ... değil ... olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre kazanın münhasıran alkolün etkisiyle gerçekleşmediğinin anlaşılması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava zorunlu mali mesuliyet sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının B.4 maddesi uyarınca zarar görene ödemede bulunan sigortacının sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldı-
rılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebileceği düzenlenmiştir. B.4-c maddesinde de tazminatı gerektiren olay, aracın Karayolları Trafık Kanunu hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından sevkedilmesi sonucunda meydana gelmiş ise, zarar görenlere ödenen tazminatın sigorta ettirenden rücuan talep edilebileceği belirtilmiştir.
Davacı vekili sürücünün alkollü ve ehliyetsiz olduğu iddiası ile zarar görene ödenen tazminatın tahsilini talep ettiği halde mahkemece kazanın meydana gelmesinde alkolün dışında başka etkenlerinde rol oynadığı belirtilerek sürücünün ehliyetsiz olduğuna ilişkin iddia ile ilgili araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın davanın reddine karar verilmiştir. Davalı sigortalı da savunmasında kaza sırasında araç sürücüsünün alkolsüz ve ehliyetli ... olduğunu, ceza soruşturması sırasında olay yeri inceleme ekipleri tarafından sigortalı aracın ön camına sürücü ve yanındaki şahsın çarpmaları nedeniyle DNA incelemesi için gerekli materyellerin toplandığını, kaza tutanağında araç sürücüsünün ... olarak gösterilmesinin kaza sırasında bu şahsın aracın içine düşen kimlik belgesinden kaynaklandığını, olay sonrası trafik polisleri gelmeden araç içindekilerin yaralanma nedeniyle hastaneye gittiklerini belirtmiştir.
Olaya ilişkin ceza soruşturması evrakında kaza sonrası araç içinde olay yeri inceleme ekipleri tarafından aracın ön bölümünde oturan sürücü ve sürücünün yanında oturan şahısların trafik kazası sonucu başlarının ön cama çarpması sonucu ön camın kırılmış olduğu ve sürücü yanında oturan kişinin sürüntü örneği ve saç kıllarının toplandığı anlaşılmaktadır. (11.12.2009 tarihli olay yeri inceleme ve kimlik tespit grup amirliğinin tuttuğu tutanak)
Bu durumda mahkemece kaza tespit tutanağını düzenleyen tutanak mümzileri dinlendikten sonra ceza soruşturmasına ilişkin takipsizlik evrakı ve dosyadaki diğer tüm belgelerle birlikte dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilerek kaza sırasında araç içinde sürücünün yanında bulunan ön cama kafasını çarpan kişinin sürüntü ve kıllarının kime ait olduğu tespit edilip sürücünün belirlenmesi ve ehliyetinin olup olmadığının araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 01.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy