MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucu hasarlandığını, müvekkili tarafından sigortalıya 1.887,34 TL hasar bedeli ödendiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 kusurlu olduğunu belirterek 1.887,34 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ... verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davalı ... yönünden davanın kabulü ile 1.887,34 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ... verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TC Anayasası'nın 36/1 maddesinde " Herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir" hükmü düzenlenmiştir. Yine HUMK.nun 73. maddesi uyarınca "kanunun gösterdiği istisnalar haricinde hakim her iki tarafı istima veyahut iddia ve müdafaalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere tevfikan davet etmedikçe hükmünü veremez."
7201 sayılı Tebligat Kanunun 10.maddesi hükmüne göre "Tebligat tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır."
Aynı yasanın 32. maddesi hükmü gereğince " Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi addolunur."
Yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda somut olaya baktığımızda; davalı ...'ın dava dilekçesinde belirtilen adresine gönderilen dava dilekçesi ekli tebligat, davalının tanınmadığı şerhi ile iade edilmiştir. Mahkemece, davalının adresi araştırılmadan ve dosyada davalıya daha önce yapılmış usulüne uygun tebligatta olmadığı halde, davalının trafik tescil kaydında belirtilen adresine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre dava dilekçesinin usulsüz şekilde tebliğ edilerek davalının yokluğunda yargılama yapılması, savunma hakkını kısıtlayan önemli bir usul hatası olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'a geri verilmesine 25/02/2013 gününde oybirliğiyle ... verildi.
Full & Egal Universal Law Academy