MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıya ait olan ve müvekkili sigorta şirketi tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalanan aracın, ... belgesi bulunmayan dava dışı kişi tarafından kullanımı sırasında 23.10.2006 tarihinde neden olduğu trafik kazası sonucunda karşı aracın malikine araç hasar bedeli olarak ödenen 5.750,00 TL tazminatın rucuan tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının itiraz etmesi üzerine durduğunu belirterek, davalı tarafından icra takibine yapılan itirazın iptaline, icra takibinin devamına ve % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili ise, müvekkiline ait olan aracın sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olmadığı, karşı araç sürücüsünün de kusurunun bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davalıya ait araç sürücüsünün % 75 oranında kusurlu olduğu benimsenmiş ve “...davanın kısmen kabulü ile icra takibine vaki itirazın kısmen iptali ile, 4.312,50 TL ana para, 343,46 TL işlemiş faizi üzerinen icra takibinin devamına, bu hususta fazlaya dair talebin reddine, icra inkar tazminat talebinin reddine...” karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik sigortası poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK.’nun 266. (1086 Sayılı HUMK.’nun 275.) ve takip eden maddeleri uyarınca, mahkemece, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir. Sonucu açık ve belli durumlar ayrık olmak üzere, trafik kazalarında kusur oranının ve hasarın tespiti de uzman bilirkişi aracılığıyla yapılmalıdır.
O halde mahkemece, trafik kusur ve hasar uzmanı bilirkişi heyetinden ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, uzman olmayan trafik polisi tarafından düzenlenen kusur raporu esas alınarak ve tazminat yönünden de bilirkişi incelemesi yaptırılmayarak, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 20.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.