MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, ... İcra Müdürlüğü’nün ...,...,...,... sayılı Takip dosyalarından yazılan talimat uyarınca, ... İcra Müdürlüğü’nün sırası ile 2008/257 sayılı Talimat dosyalarında yapılan 10.01.2009 günlü hacze konu menkullerden tutanağın 6 ve 8. sırasındaki mahcuzların Yapı Kredi Finansal Kiralama A.O.ndan finansal kiralama sözleşmesi uyarınca kiralandığını, diğerlerinin ise üçüncü kişi şirkete ait faturalı eşyalar olduğunu, borçlunun mahcuzlarla ilgisinin bulunmadığını, zaten farklı bir alanda ve adreste faaliyet gösterdiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davacının sunduğu kira sözleşmesine göre borçlunun da haciz adresinde faaliyet gösterdiğini, burada borçluya ait çok sayıda belgenin bulunduğunu, istihkak iddiasının kanıtlanamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu şirket), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “davacı üçüncü kişinin, haczin yapıldığı yerde 2006 yılından beri faaliyet gösterdiği, ticaret sicil kaydı ile elektrik, telefon, doğalgaz aboneliklerinin bu durumu doğruladığı, borçlunun ise farklı bir yerde faaliyet gösterdiği, mülkiyet karinesinin üçüncü kişi yararına olduğu, ispat yükü altında olan alacaklının mülkiyet karinesinin aksini kanıtlayamadığı“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dava konusu haciz, üçüncü kişi şirketin ticaret sicil kaydında geçen faaliyet adresinde yapılmıştır. Ne var ki hacizde hazır bulunan davacı şirket ortağı ... haciz mahallindeki soğuk hava deposunun takip borçlusu şirkete ait olduğu yönünde beyanda bulunmuş, haczin bir kısmı bu bölümde yapılmış ve borçlu şirkete ait üç adet klasör içinde evraklar da tespit edilmiştir.
Bu koşullarda, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerekir. İspat yükü altında olan üçüncü kişi şirket iki adet mahcuzu finansal kiralama sözleşmesi uyarınca aldığını ve mülkiyetin kendisine geçtiğini iddia etmektedir. Finansal kiralama şirketi ise kira ödemelerinin tamamlanmadığını, mülkiyetin üçüncü kişiye geçmediğini, sözleşmenin feshedildiğini bildirmiştir. Diğer yandan, bir kısım mahcuza ilişkin fatura ya da benzeri bir belgeye dayanılmadığı, diğerleri için sunulan faturalarda ise ayırt edici özellikler yazmadığından fatura konusu eşyalarla mahcuzların karşılaştırılmasının mümkün olmadığı görülmüş, bilirkişi incelemesinde de bu durum tespit edilmiştir.
İstihkak iddiasının kanıtlanamaması nedeni ile davanın reddi gerekirken oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile kabulüne yönelik yazılı biçimde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 25.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy