MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişiler vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişiler) vekili, İzmir 22. İcra Müdürlüğü’nün 2009/17185 sayılı Takip dosyasında yapılan 09.03.2010 günlü hacze konu makinenin üçüncü kişi ... tarafından bir başka takip dosyasında kesinleşen ihalede satın alındığını, diğer üçüncü kişi ...’a ait depoya emaneten bırakıldığını, bu sırada haczedildiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, takip borçlusu ... ile davacılar arasında yakın akrabalık bağının bulunduğu, ödeme emrinin adı geçen borçluya haciz adresinde tebliğ edildiği, davacıların borçlularla birlikte çalıştığı halde alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak istihkak iddiasında bulunduklarını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu) ..., emekli olduğunu, zaman zaman oğlu ...’ın iş yerine gelip gittiğini, haciz adresindeki tüm eşyaların oğluna ait olduğunu savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu hacizde hazır bulunan borçlu ...’ın kardeşi olan üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunduğu, adı geçen borçlunun borçlu şirketteki payını 20.02.2008 tarihli kararla oğlu olan ...’a devrettiği, davacının mahcuzu bir başka takip dosyasında kesinleşen ihalede aldığını, 30.000,00.-TL değerindeki mahcuzu kardeşine emaneten verdiğini iddia ettiği, ancak bunun genel yaşam deneyi kuralları ile bağdaşmadığı, istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak ileri sürüldüğünün kabulü gerektiği“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişilerin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İİK’nun 96/1. maddesinde: “Borçlu, elinde bulunan bir malı başkasının mülkü veya rehni olarak gösterdiği yahut üçüncü bir şahıs tarafından o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia edildiği takdirde, icra dairesi bunu haciz ve icra zabıtlarına geçirir ve keyfiyeti iki tarafa bildirir…“ düzenlemesi yer almaktadır.
Davacı ... mülkiyet hakkına dayalı olarak istihkak iddiasında bulunmaktadır. Diğer davacı ... ise mülkiyet, rehin ya da benzeri bir hakka dayanmayıp mahcuzun kendisine emaneten bırakıldığı sırada haczedildiğini ileri sürmektedir.
Öyleyse, davacı ... yönünden davanın taraf sıfatı bulunmadığından reddi gerekirken Mahkemece bu durumun dikkate alınmaması hatalı olmuştur. Ne var ki verilen karar sonucu itibarı ile doğru olduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Davacı ... ile ilgili dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, diğer davacı ... ile ilgili sonucu itibarı ile doğru olması nedeni ile davacı üçüncü kişiler vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 2,75.TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişilerden alınmasına 16.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy