MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı olan aracın, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucu hasarlandığını, kazada davalı sürücünün kusurlu, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, hasar bedeli olarak sigortalısına 41.665,00-TL ödediğini, bu miktarın 10.000,00-TL'sinin davalı tarafa ait sigorta şirketinin ödediğini belirterek kalan 31.665,00-TL'nin davalılardan tasili için yapılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptaliyle takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davacı tarafın sigortalısı olduğu aracın uygun olmayan yere park edilmesi, olay yerinin buzlanmasının belediyece engellenmemesi nedeniyle davalılara tam kusur verilemeyeceğini, talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile itirazın iptali ile takibin 29.504,68 TL asıl alacak ve 1.789,68 TL işlemiş yasal faiz üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigortası poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminatın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir.
Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.1.2. maddesine göre, onarım masraflarının, sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ya da taşıtın onarım kabul etmez bir hale gelmesi halinde taşıt tam hasara uğramış sayılacaktır. Davalı ..., poliçe limiti dahilinde gerçek zararı karşılamakla yükümlüdür. Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, araçtaki hasara göre tamir bedeli hesaplanmış olup aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı hususunda bir değerlendirme yapılmamıştır. Ayrıca davalılar vekilinin, kazadan kaynaklanmayan parça değişikliği yapılarak hasar bedelinin tespit edildiği itirazınında değerlendirilmediği görülmüştür.
Bu durumda mahkemece, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise tamir bedelinin, ekonomik değilse aracın kaza tarihi itibariyle 2. el piyasa rayiç değerinden sovtaj bedelinin mahsubu ile gerçek zarar miktarının hesaplanması ve davalılar vekili tarafından itiraz edilen parça değişikliklerinin kaza ile uyumlu olup olmadığının tespiti için bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 2.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy