MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Fatih 1. İcra Müdürlüğü’nün 2007/4069 sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, Silivri İcra Müdürlüğü’nün 2007/709 sayılı Talimat dosyasında yapılan 17.05.2007 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişi şirkete ait olduğunu borçlu ile ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak ileri sürüldüğünü belirterek istihkak davasının reddine ve tazminata, istihkak iddiasının reddi davasının ise kabulüne karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: üçüncü kişinin açtığı istihkak davalarının kabulü ile haczin kaldırılmasına, alacaklının açtığı istihkak iddiasının reddi davalarının derdestlik nedeni ile reddine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay yüksek 21. H.D.'nin 12.03.2009 gün, 7169-3710 sayılı kararı ile birleşen beş ayrı istihkak davasında alacaklıların ve takip dosyalarının farklı olduğu, her bir dava dosyasının ayrı ayrı ele alınıp sonuçlandırılması gerektiği belirtilerek bozma kararı verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, birleşen dosyaların ayrılmasına karar verilerek yapılan yargılama sonucunda ise; alacaklının aynı mahcuzlarla ilgili açtığı istihkak iddiasının reddi davasında verilen davanın açılmamış sayılması kararını temyiz etmeyen alacaklının istihkak iddiasını kabul etmiş sayıldığını belirterek Fatih 1.İcra Müdürlüğü'nün 2007/4069 sayılı takip dosyasına ilişkin üçüncü kişinin açtığı istihkak davasında dava konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Hüküm, temyiz incelemesi sonucunda Dairemize ait 01.03 2011 gün, 8581-1777 sayılı ilamı ile işin esasına yönelik karar verilmesi gerektiği belirterek bozulmuş, mahkemece bozma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda: “takibe konu borcun işçilik alacağından kaynaklandığı, davacı ve borçlu şirket ortakları arasında organik bağ bulunduğu, aynı alanda ve aynı adreslerde faaliyet gösterdikleri, İİK’nin 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, ispat yükü altında olan üçüncü kişinin karinenin aksini kanıtlamaya elverişli delilleri sunamadığı” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, uyulan bozmaya göre; davacı üçüncü kişi vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 3,15 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına 18.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy