MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi dışında davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait olan ve davalı ... Sigorta’ya kasko sigorta poliçesi ile sigortalı aracın çalındığını ve yasal mercilere müracaat edilmesine rağmen halen bulunamadığını, yapılan müracaata rağmen davalının araç bedelini ödemediğini belirterek 55.950 TL araç bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili, hasarın poliçe ve genel şartlar uyarınca teminat dışı kaldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; toplanan delillere göre, aracın anahtarı üzerinde ve çalışır vaziyette iken bırakılması sonucu çalındığını, hasarın poliçe ve genel şartlar uyarınca teminat dışı kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan araç bedelinin çalınma nedeniyle tahsili istemine ilişkindir.
Gerekçeli karar, davacı vekiline mahkeme kaleminde 01.10.2012 tarihinde tebliğ edilmiş; temyiz dilekçesi, 1086 s.HUMK'nin 432.maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 23.10.2012 tarihinde temyiz defterine kaydedilmiş ve temyiz harcı yatırılmıştır. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay tarafından da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 9.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.