MAHKEMESİ : Serik Asliye 2. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı şirketler vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ... Tek. İm. Paz. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek davalı borçlu şirketin alacağını mal kaçırma amaçlı davalı ... İnternational Ltd. Şti.'ye temlik ettiğini belirterek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirketler vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece borçlu ile davalı şirketlerin müdürünün aynı kişi olduğu, iki şirket arasında fiili ve organik bağ bulunduğu, temlik işleminin alacaklının takibini semeresiz bırakmak için yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı şirketler vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, her iki tüzel kişilik borlu ... Tek. İm. Paz. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı 3. kişi şirket ... İnternational Ltd.Şti.'nin yetkilisinin ... olmasına, alacağın temlikine konu olan alacağa ilişkin davanın devamı sırasında sözkonusu temliki tasarruf işleminin yapılmış olmasının olağan hayat tecrübelerine uygun düşmemesine, borçlu ve davalı şirket arasında sözkonusu organik bağın bulunmasından dolayı davalı şirketin, borçlu şirketin alacaklılarından mal kaçırmak ya da
alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle tasarrufun iptali gerekmesine (İİK. 280/I) ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı şirketler vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Dava İİK'nın 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir.
Davanın kabulüne karar verildiği halde HUMK’nin 389. maddesi uyarınca, hükmün taraflara yükletilen ödevlerin ve bahsedilen hakların hiçbir kuşku ve tereddütü gerektirmeyecek şekilde çok açık ve icra (infaz) edilebilir nitelikte olması gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde iptal edilen tasarruf işlemi belirtilmeden hüküm kurulması ve tasarrufun sadece alacak ve ferileri ile sınırlı olacak şekilde iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir.
Ne var ki (2) numaralı bentte belirtilen hususlar yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK'nin geçici 3/II. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nin 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı şirketler vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin çıkartılarak yerine “davalı borçlu ... Tek. İm. Paz. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı 3. kişi ... İnternational Ltd. Şti. arasındaki Antalya Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nin 21.03.2007 tarih, 2005/531 esas, 2007/101 karar sayılı ilamına konu 588.000,00.- Euro alacak ile alacağın ferileri, işlemiş ve işleyecek faizleri, yargılama harç ve giderleri, doğmuş ve doğacak hak ve alacakların temlikine ilişkin tasarruf işleminin iptali ile Serik İcra Müdürlüğü'nün 2007/3815 sayılı icra takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olacak şekilde cebri icra yetkisi tanınmasına”
ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 18.176,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılar borçlu ... Tek. İm. Paz. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı 3. kişi ... İnternational Ltd. Şti.den alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 18.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.