MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Mahkemenin, davacı alacaklının istihkak iddiasına 3 günlük sürede itiraz etmediğinden, iddiayı kabul ettiği ve dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine ilişkin kararı, dairemizin 14.02.2012 tarih 2012/1156 Esas ve 2012/1690 karar sayılı ilamı ile, davacının süresinde itiraz ettiği ve davanın yasal süresinde açıldığından taraf delilleri toplanarak esas hakkında karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, bozma sonrasında mahkemece davanın reddine karar verilmiş ve hüküm davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı olarak açtığı 3.kişinin istihkak iddasının reddine ilişkindir.
Dava konusu haciz, 30.12.2010 tarihinde borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği ve ... ünvanlı işyerinde, "..." yazılı altın kutularının bulunduğu mahalde yapılmıştır. İİK'nin 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davalı alacaklı yararınadır. Bu yasal karine aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekmektedir. İcra müdürünün hatalı işlemi sonucu alacaklının dava açmak zorunda bırakılması ispat külfetinin yer değiştirmesine neden olmaz.
Öte yandan, davacı 3.kişi, borçlunun oğlu olup işyerinin kendisine ait olduğuna ilişkin Vergi, Esnaf Sicil ve Ticaret Odası kayıtlarını ibraz etmiştir.Sunulan vergi kayıtlarına göre borçlu haciz adresindeki işyerini borcun doğumundan önce 18.11.2003 tarihinde terk ettiği ve 19.11.2003 tarihinde davacının aynı alanda faaliyeti başladığı belirtilmiştir. Ancak 5 yıl sonraki haciz sırasında mahalde bulunan altın kutuları üzerinde borçlu ve davacının isimlerinin birlikte yazılı olması ve mahkemece yaptırılan 19.06.2012 tarihli zabıta araştırmasına ilişkin tutanakta, haciz tarihinde borçlu ve davacı 3.kişinin işyerini birlikte işlettikleri ve 1 yıl önce işyerini kapattıkları tesbit edilmiş olması karşısında, İİK’nin 97/a maddesi 1.fıkra 2.cümlesi gereğince borçlu ve 3.şahısların taşınır malı birlikte ellerinde bulundurmaları halinde dahi mal borçlu elinde addolunur hükmü gereğince de karine yine borçlu yararına olup yasal karinenin aksi davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanmamıştır.
Bu durumda, davacı alacaklı tarafından açılan davanın kabulü gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 12.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.