MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili bankanın, Davutpaşa şubesinin, kredili müşterisi ... ...'nın kullandığı kredi ile satın alınan aracın, davalı şirkete kasko sigortası ile sigortalandığını, poliçede mürtehin sıfatı ile müvekkiliin hak sahibi olduğunu, aracın trafik kazası sonucu pert olduğunu, 38.500 TL piyasa değeri belirlendiğini, davalı ile ... ... arasında mutabakata varılarak, 20.000 TL sovtaj bedelinin mahsubu ile 18.500 TL'nın müvekkili bankanın şube hesabına yatırıldığını, ancak sigortalı ile davalı arasında yapılan işlemlerde, müvekkili bankanın muvafakatının alınmadığını belirterek şimdilik 20.000 TL'nın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, yetki ve husumet itirazında bulunarak, müvekkilinin adresinin Beykoz olduğunu, bu nedenle ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nın 20.maddesi ğereğince, yasal sürede başvuru halinde dosyanın yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; daha sonra 5.9.2012 tarihli ek karar ile HMK'nın 20.maddesi gereğince, süresi içinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi hususunda başvuru olmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; davacı vekili 25.9.2012 tarihli dilekçesi ile mahkemeye müracaat ederek, yetkisizlik kararının, usule uygun olarak kendilerine tebliğ edilmediğini, 24.9.2012 tarihinde ofis içi dosya taraması yapılırken UYAP sisteminden tesadüfen öğrenildiğini, Tebligat Kanunu'nun 32.maddesi gereğince tebligat tarihinin 24.9.2012 olarak düzeltilmesini talep etmiş; mahkemece, 26.9.2012 tarihli ek karar ile dosyadan el çekildiğinden, temyiz sebebi yapılabilecek davacı talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; bu hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı tarafından rehin hakkına dayanılarak davalı ... aleyhine açılan alacak istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 20.maddesi hükmü gereğince "Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi halinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.
Somut olayda, davalı vekilinin yetki itirazı üzerine mahkemece dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nın 20.maddesi gereğince yasal süresinde başvuru halinde dosyanın yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; bilahare 5.9.2012 tarihli ek karar ile süresi içinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi hususunda müracaat olmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Yetkisizlik kararı, 11.6.2012 tarihinde,5.9.2012 tarihli ek karar 1.10.2012 tarihinde davacı vekilinin aynı adreste daimi çalışan kardeşi ... Kılınç imzasına tebliğ edilmiş; davacı vekili 25.9.2012 tarihli dilekçe ile mahkemeye müracaat ederek kararın tebliğinin usulsüz olduğunu, tarafına ya da ofisinde sigortalı olarak çalışan elemanına tebligat yapılmadığını, gerekçeli karardan 24.9.2012 tarihinde haberdar olduklarını belirterek, tebliğ tarihinin 24.9.2012 olarak düzeltilmesini talep etmiştir. Mahkemenin 5.9.2012
tarihli davanın açılmamış sayılmasına dair ek kararı ile dosyadan el çekildiğine, davacı vekilinin temyiz sebebi olacak talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair 26.9.2012 tarihli ek kararının 30.10.2012 tarihinde davacı vekilinin sekreterine tebliğ edilmiştir.
Davacı vekili süresinde verdiği temyiz dilekçesinde; gerekçeli kararın usulsüz tebliğ edildiğini, bu nedenle dosyanın süresi içinde yetkili mahkemeye gönderilemediğini, HMK 20.maddesinde belirtilen sürelerin işlemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Tebliğin usulsüz yapıldığı kabul edilse bile; davacı vekili yetkisizlik kararından 24.9.2012 tarihinde haberdar olduğunu beyan etmiştir. Mahkemeye ibraz ettiği dilekçelerden ve temyiz dilekçesinden davacı vekilinin yetkisizlik kararını temyiz etmediği anlaşılmaktadır. Hükmü öğrendiğini beyan ettiği tarihten itibaren 15 gün içinde yetkisizlik kararını temyiz etmediğinden bu karar 9.10.2012 tarihinde kesinleşmiştir. Karar kesinleştikten sonra da davacı vekili tarafından 2 haftalık süre içinde (23.10.2012 tarihine kadar) dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine ilişkin bir talebi mevcut değildir. Aksine davacı vekili kararın tebliğ tarihinin düzeltilmesini mahkemeden talep etmiştir.
Bu durumda davanın açılmamış sayılmasına dair 5.9.2012 tarihli ek karar dosya kapsamına uygun olduğundan davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine ve ek kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ...Ş vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile 2011/404-2012/117 sayılı ve 5.9.2012 tarihli davanın açılmamış sayılmasına dair ek kararın ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 3,15 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 20.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.