MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili müvekkiline kasko sigortalı aracın davalının malik olduğu motosikletin çarpması sonucu hasarlandığını belirtip sigortalıya ödenen hasar bedelinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu aracı 20 yıl önce harici olarak sattığını belirtip kusura ve hasara itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulü ile Elmalı İcra Müdürlüğü’nün 2010/493 sayılı takip dosyasındaki davalının itirazının iptaliyle takibin devamına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı ...’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak itirazın iptali şeklinde açılan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nun 266. Maddesi gereğince mahkeme çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.
Somut olayda 02.10.2009 tarihli kaza tespit tutanağında davalı ...’nin işleten olduğu, sürücüsü olay yerinden firar eden motosikletin davacı aracına kavşakta geçiş önceliğine uymayarak çarptığı, çarpmanın etkisiyle davacı aracının sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek dava dışı ... plakalı araç ile park halinde bulunan ... plakalı araçlara çarptığı olayda davalı aracın sürücüsünün kavşakta geçiş önceliğine uymadığından asli kusurlu olduğu diğer sürücülerin kusurlarının bulunmadığı belirtilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı aracın sürücüsünün kavşaklarda geçiş önceliğine uymadığından asli, davacıya sigortalı araç sürücüsünün aracın hızını yol hava ve trafik durumuna göre ayarlamadığından, kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmadığından tali kusurlu olduğu, diğer araçların sürücülerinin kusurlarının bulunmadığı tespit edilmiş ise de davacı ile davalı tarafın izafe edilen kusur oranları belirtilmemiştir. Trafik kazalarında zarar veren taraf meydana gelen gerçek zarardan sorumludur, bu nedenle uzman bilirkişi marifetiyle gerçek zarar miktarının tespit edilmesi gerekir. Mahkemece davacı ve davalı tarafa izafe edilen kusur oranlarının tespiti yönünden ek rapor yada bir başka bilirkişiden yeniden rapor alınması yoluna gidilmediği gibi gerçek zarar miktarının tespiti hususunda da bilirkişi incelemesi yaptırılmadan davalının kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu gerekçesiyle olayda tamamen kusurluymuş gibi davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı temyiz dilekçesinde aynı kazaya ilişkin olarak mahkemenin 2010/66 esas sayılı dosyasında kazada hasarlanan ... plakalı aracın kasko sigortası şirketi tarafından kendisi aleyhine tazminat davası açıldığını, o dosyada yapılan keşif sonucu kendisine %37,5 kusur izafe edildiğini belirtmiştir. Bu durumda mahkemece 2010/66 esas sayılı dava dosyası getirtilerek İstanbul Teknik Üniversitesi veya Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kurum ve kuruluşlardan seçilecek kusur ve araç hasarı konularında uzman bilirkişi yada bilirkişi kurulundan tüm dosya kapsamına göre mahkemenin diğer dosyası ve bu dosyada alınan önceki bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağının ve ekspertiz raporunun irdelendiği tarafların itirazlarının değerlendirildiği, gerekçeli, ayrıntılı, denetime elverişli kusur ve hasar hususunda bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ...’nin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 11.2.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.