MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (3.kişi) vekili, davalı alacaklı tarafından borçlu şirket aleyhine yürütülen takipte, Kestel İcra Müdürlüğünün 2010/618 Tal. sayılı dosyası üzerinden 08.6.2010 tarihinde uygulanan haciz işleminde, borçluyla ilgisi bulunmayan ve müvekkilince (4.kişi) ... ve Teks.San.Tic.Ltd.Şti.ne kiraya verilen taşınmaz üzerinde bulunan ve mülkiyeti davacıya ait olup, tapuda teferruat niteliğinde kayıtlı olan menkullerin haczedildiğini ileri sürerek, haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile haciz tutanağındaki (sıra numaraları hüküm fıkrasında gösterilen) bilgisayar ve ekipmanları yönünden davanın kabulü ile bu mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılmasına, diğer mahcuzlar yönünden ise davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 3.kişinin, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, verilen karar dosyada mevcut delillere uygun düşmemektedir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, dava konusu haczin uygulandığı yerdeki (dava konusu olmayan) taşınmaz ve üzerinde teferruat niteliğinde olduğu belirtilen menkuller eldeki dosyada takip konusu borcun dayanağı olan 20.2.2010 keşide tarihli çeklerden çok kısa süre önce 22.12.2009 tarihinde davacı 3.kişi tarafından takip borçlusu şirketten satın alınmış, üzerinde borçlu şirket kaşesi bulunan teferruat listesi tapu kaydına şerh verilmiş ve aynı tarihli kira sözleşmesiyle davacı 3.kişi tarafından 4.kişi durumunda olan ve takip dayanağı çekin keşide tarihine çok yakın olup, davacı 3.kişi ile borçlu arasındaki satış ve devir işlemlerinden iki gün sonra yani 24.12.2009 tarihinde kurulan ... ve Teks.San.Tic.Ltd.Şti.'ne kiraya verilmiştir. Öte yandan, borçlu şirket ortaklarıyla anılan 4.kişi (kiracı) şirket ortakları arasında benzer kişiler bulunduğu ve yukarıda belirtilen tarihlerde hisse devirleri yapıldığı da görülmektedir.
Buna göre, İİK.nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğu borçlu ile davacı 3.kişi arasında alacaklıdan mal kaçırmaya ve hacizleri önlemeye yönelik danışıklı işlemler yapıldığı, bu nitelikteki işlemlerin alacaklının haklarını etkilemeyeceği açıktır.
Bir an için borçlu ile 3.kişi arasında danışıklı işlemler bulunmadığı düşünülse dahi, dosya kapsamı itibariyle aralarındaki ilişkinin borcun doğum tarihlerinde ticari işletme devri niteliğinde olması nedeniyle, olayda İİK.nun 44.ve Borçlar Kanununun 179.maddelerinin uygulanması gerektiği açıktır. Anılan maddelerde öngörülen koşulların yerine getirildiği iddia ve ispat edilmiş değildir.
O halde, açıklanan bu hukuki ve maddi olgular karşısında, mahkemece, tüm mahcuzlar yönünden davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; hakkında dava açılan ve olayda 4.kişi durumunda olan ... ve Teks.San.Tic.Ltd.Şti. Yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması da isabetli değildir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 10.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.