MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek davalı borçlu Nedim'in adına kayıtlı taşınmazlarını mal kaçırma amaçlı davalı ...'ya, İbrahim'in de ...'ya sattığını, ayrıca borçlu ...'in aktifini azaltmak amacıyla davalı ...'e muvazaalı olarak borçlandığını belirterek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., aciz halinin oluşmadığını, satışların gerçek olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... ve ... vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalılar ... ve ...'nın kötüniyetlerinin ispat edilememesi nedini ile reddine, davalı ... ile borçlu arasında yapılan satış yönünden ise dava konusu taşınmazın tapuda gösterilen satış bedeli ile bilirkişi marifetiyle belirlenen değeri arasında fahiş fark bulunduğu, satışın iptale tabi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, birleşen davada iptale konu olan tasarruf işlemine dayanak bonoda borçlu Nedim'in 3. kişi davalı ...'e kefil olması bakımından aralarındaki bu ilişki dikkate alındığında borçlu Nedim'in alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle tasarrufun iptali gerekeceğine (İİK. 280/II), bunun yanında davalı ... ile borçlu arasında akrabalık, arkadaşlık veya ticari ilişki gibi borçlunun alacaklılarından mal kaçırma ya da alacaklılarını ızrar kastını bilen veya bilebilecek kişilerden olduğunun da kanıtlanamamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan davacı ...'ın temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Dava, İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufları üç grup altında ve İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarruflar sınırlı olarak sayılmış değildir. Kanun, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bırakmıştır (İİK.md.281 ). Bu yasal nedenle de davacı tarafından İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerden birine dayanılmış olsa dahi mahkeme bununla bağlı olmayıp diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir (Y.H.G.K.25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı).
Mahkemece, birleşen davada davalı ... yönünden könüniyetin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme varılan sonuç için yeterli görülmemiştir.
İİK’nın 280/I fıkrasında malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebileceği ancak işlemin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflas yoluyla takipte bulunulmuş olması gereğine işaret edilmiştir. Somut olayda birleşen davada davacı yanın davalı ... ile borçlu Nedim arasında tanıdıklık ilişkisi bulunduğu yönündeki iddialarına karşılık, davalı ... vekili savunmasında iş ilişkisi içerisinde olduklarını, muhtelif dönemlerde kendileriyle alacak verecek meselelerinin olduğunu ifade etmiş olması bakımından yapılacak araştırma ile davalı ... ile borçlu arasında ticari ilişkinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi ile sonucuna göre İİK'nın 280. maddesi gereğince değerlendirme yapılması gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ...'ın sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ...'ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 09.05.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.