MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalılar-karşı davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkiline ait aracın davalıların murisine ait aracın çarpması sonucu hasarlandığını, araçta değer kaybı meydana geldiğini ve tamir süresince müvekkilinin kazanç kaybının olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 4.500,00 TL hasar bedeli ile 500,00 TL kazanç kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı-karşı davacılar vekili, müvekkillerinin murisine ait aracın kaza sonrası pert olması nedeniyle kazadan dokuz ay sonra yeni bir araç alınabildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere kazanç kaybı olarak 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; asıl davanın kabulüne, 5.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı-karşı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dava dilekçesinde, davacı-karşı davalıların aracındaki hasar nedeniyle meydana gelen değer kaybı için 4.500,00 TL ve kazanç kaybı için de 500,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminat talep ettiği görülmüştür. Hükme esas alınan makine mühendisi ... tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda, araçtaki değer kaybının 7.000,00 TL olduğu, davalılar murisinin kazanın oluşumundaki kusur oranına göre davalıların 5.250,00 TL'lik kısmından sorumlu olduğu belirtilmiş ve mahkemece bu bedel esas alınarak ve taleple bağlı kalındığı belirtilerek davanın 5.000,00 TL üzerinden kabulüne karar verilmiştir. Bahse konu bilirkişi raporunda davacının kazanç kaybı talebi hususunda bir değerlendirme yapılmamıştır. Mahkemece de, davacının bu talebi hakkında bir inceleme yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece, davacının değer kaybı talebinin 4.500,00 TL olduğu gözetilerek bu taleple bağlı kalınacak şekilde hüküm kurulması gerekirken HUMK'nun 74. maddesine (6100 sayılı HMK'nın 26. maddesi) aykırı biçimde talep aşılarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 105. maddesine göre, bir şeyin kısmen hasar görmesi halinde, kullanılamamasından doğacak zararlar sorumlu kişiden talep edilebilir. Motorlu araç zarar görmüş ise, aracın kullanılış amacına göre araçtan mahrumiyet zararı belirlenmelidir. Bu durumda mahkemece, araç tamir edilmiş ise tamir süresince araç mahrumiyet bedelinin, pert kabul edilmiş ise kaza tarihinden yeni bir araç satın alınmasına kadar geçecek makul süre için araç mahrumiyet bedelinin hesaplanması gerekir. Somut olayda, davalı-karşı davacılar vekili, müvekkillerine ait kamyonetin kaza nedeniyle pert olduğunu, kamyonetin kaza öncesinde işyerinde kullanıldığını, yeni araç alınmasının 9 ay sürdüğünü belirterek bu sürede meydana gelen kazanç kaybını davacı-karşı davalıdan talep etmiş, delil olarak kaza tutanaklarını, sigorta şirketi hasar dosyalarını delil olarak göstermiştir. Kaza tespit tutanağında, davalı-karşı davacılara ait araçta 15.000,00 TL'lik hasar olduğu belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece, araca ilişkin varsa hasar dosyası ilgili sigorta şirketinde getirtilmeli, davalı-karşı davacılara bu konuda ispat imkanı verilmeli ve gerektiği taktirde 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 43. maddesine göre uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken aksi düşüncelerle talebin tümden reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı-k.davacılara geri verilmesine 1.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.