MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı araçta meydana gelen 4.500 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, 4.500 TL.nin ferileriyle birlikte rücuen tahsili için davalı araç sürücüsü ve işleteni hakkında 13. İcra Müdürlüğünün 2008/1857 sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiş, 6.7.2011 tarihli oturumda dava dışı ...'ın (araç maliki) gerekli ödemeyi yaptığını, davanın konusuz kaldığını, ücreti vekalet ve masraf taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.
Davalı vekili, kazaya karışan ve davacı tarafa ait araca çarparak zarar veren ... plakalı aracın müvekkili nezdinde düzenlenen ZMSS poliçesi bulunmadığını, dava dilekçesinde belirtilen 180343904-3 nolu ZMSS poliçesinin dava dışı ...'ya ait ... plakalı araç için 28.10.2004/2005 dönemini kapsayacak şekilde düzenlendiğini, kusuru, hasar miktarını kabul etmediğini, temerrüde düşmediklerini, inkar tazminatının şartlarının bulunmadığını, davacı tarafça bildirilen poliçenin sahte olduğunu, poliçe vadesinin 8.11.2006/2007 olup bu döneme ait poliçe limitleri yerine 2005 yılına ait limitlerin poliçeye yazıldığını, poliçede trafik pulunun da bulunmadığını, acente ...'ların adı ve poliçe şeması kullanılarak birleşik sahte poliçe düzenlendiğini, bunlardan birinin de iş bu davaya konu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dava dışı ... vekili 6.7.2011 tarihli dilekçesi ile, müvekkilinin aracının davalı şirket nezdinde sigortalandığını, davacı tarafından davalı ile birlikte müvekkili aleyhinde de icra takibi yapıldığını ve müvekkilinin takip dosyasına 7.035 TL ödediğini, mahkemece verilecek hüküm müvekkilini de etkiyeceğinden davacı yanında davaya müdahil olmalarına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece 6.7.2011 tarihli oturumda ...'ın müdahil olarak davaya kabulüne karar verilmiş ve daha sonraki duruşmalar davacı vekilinin katılımı olmadan müdahil vekilinin katılımı ile yapılmıştır.
17.11.2009 gün 2008/1532-2009/1381 sayılı davanın kısmen kabulüne dair önceki hükmün davalı ... şirketi vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.11.2010 gün 2010/2521-9958 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasından sonra davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2008/1857 sayılı dosyasına vaki itirazının 4.500 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile devamına inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesine ve halefiyet kurallarına dayanılarak itirazın iptali şekilinde açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK.nın 65. Maddesinde " Bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden 3. kişi hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir. Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır." hükmü getirilmiştir. Yasanın 66, 67, 68, 69 maddeleri hükümlerine göre " 3. kişi davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraflar yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla tahkikat sona erinceye kadar feri müdahil olarak davada yer alabilir.
Müdahale talebinde bulunan 3. kişi, yanında katılmak istediği tarafı, müdahale sebebini ve bunun dayanaklarını belirten bir dilekçeyle mahkemeye başvurur. Müdahale dilekçesi, davanın taraflarına tebliğ edilir. Mahkeme gerekirse taraflarla birlikte 3. kişiyi de dinlemek üzere davet eder, gelmeseler dahi müdahale talebi hakkında karar verir.
Müdahil yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia ve savunma vasıtalarını ileri sürebilir, onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemlerini yapabilir.
Müdahilin de yer aldığı asıl davada hüküm taraflar hakkında verilir. Feri müdahilin tarafla rücu ilişkisinde asıl davadaki uyuşmazlık hakkında yanlış karar verildiği iddiası dinlenilmez."
Somut olayda davacı ... şirketi, müvekkiline kasko sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelini sigortalısına ödemiş, sigortalıdan ibraname almış ve sigortalı araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet veren aracın ZMSS şirketi olduğunu iddia ettiği davalı ... hakkında (icra takibine yapılan itiraz nedeniyle takip durduğundan) itirazın iptali istemiyle dava açmıştır.
Dosya kapsamına göre; karşı aracın işleteni olan ... tarafından davacı zararı karşılanmış olup davacı vekili 6.7.2011 tarihli oturumda, ... tarafından yapılan ödeme nedeniyle davanın konusunun kalmadığını, ücreti vekalet ve masraf talebinin de olmadığını beyan etmiş ve sonraki duruşmalara katılmamıştır.
... vekili, 6.7.2011 tarihli dilekçesi ile müvekkilinin aracını noterde düzenlenen vekaletname ile 3. kişilere teslim ettiğini, 21.10.2005 tarihli teslimden sonra aracın davalı şirket tarafından 8.11.2006 tarihinde sigortalandığını, bilahare 21.1.2007 tarihinde davaya konu trafik kazasının meydana geldiğini, davacının dava dışı sürücü, müvekkili ve davalı ... şirketi aleyhinde zararın tazmini için icra takibi yaptığını, müvekkilinin takip nedeniyle davacıya 7.035 TL ödediğini, davalının poliçenin sahte olduğu iddiasında bulunduğunu, mahkemece verilecek hüküm müvekkilinin hukuki durumunu da etkileyeceğinden davacı yanında davaya katılmalarına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece ...'ın müdahale talebi kabul edilerek asli müdahil olduğu belirtilmiş ve davacı tarafından 5.10.2011 tarihli oturumdan itibaren takip edilmeyen dava müdahil vekilinin talebi ve katılımıyla yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmuştur.
Görüleceği üzere ... vekilinin müdahale dilekçesinde, hak talebi bulunmamaktadır. Bu nedenle asli değil, feri müdahildir. Zaten müdahale dilekçesi de haçlandırılmamıştır. HMK 66 maddesi gereğince davacı yanında
davaya feri müdahil olan ... davanın tarafı olmadığından davacının takipsiz bıraktığı davaya devam edemez.
Bu durumda mahkemece 5.10.2011 tarihli duruşmaya katılmayan davacı yönünden bu tarih itibariyle dosyanın işlemden kaldırılmaına ve süresi içinde davacı tarafça yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde davada taraf sıfatı ve tek başına davaya devam etme hakkı bulunmayan, feri müdahil ... vekilinin talebi ve katılımı üzerine yargılamaya devam edilerek işin esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... şirketi vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine ve şekline göre davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 2.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.