MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı ...Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu halk otobüsünün yaya olan davacıya çarpması nedeni ile davacının yaralandığını belirterek, asıl davada fazlaya dair haklarını saklı tutarak 1.000,00.-TL tedavi gideri, 1.000,00.-TL sürekli çalışma gücü kaybı zararının olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle, birleşen Ümraniye Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nin 2004/10 esas sayılı dosyasında 4.000,00.-TL sürekli çalışma gücü kaybı, 2.000,00
TL tedavi gideri zararının olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle, birleşen Ümraniye Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nin 2009/601 esas sayılı dosyasında 50.000,00.-TL ekonomik geleceğin sarsılması, 1.000,00.-TL tedavi gideri ve 50.000,00.-TL manevi tazminatın davalı ... şirketi manevi tazminattan sorumlu tutulmaksızın, diğer davalılar maddi ve manevi tazminattan sorumlu tutularak olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini talep etmiş, talebini ıslah dilekçesi ile arttırmıştır.
Davalı ...Ş. ve İETT Genel Müdürlüğü vekilleri ve ..., davanın reddini savunmuştur.
Davalı T.H. ... Oto. Paz. San. ve Tic. A.Ş.'ye usulüne uygun davetiye tebliğine karşın duruşmalara katılmamış ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı sürücünün % 75 kusurlu olduğu ve davacının 2 yıl iş gücü kaybı bulunduğu kabul edilerek manevi tazminat ve belgesiz tedavi giderine ilişkin davanın takipsiz bırakılması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davalı İETT Genel Müdürlüğü'ne yönelik davanın reddine, 6.047,65.-TL çalışma gücü kaybı ve 2.812,00.-TL tedavi gideri ve 42.0008,60.-TL maddi tazminattan sigorta şirketinin yalnızca çalışma gücü kaybı ve tedavi giderlerinden poliçe limiti dahilinde sorumlu olarak dava tarihinden, diğer davalıların toplam 50.868,25.-TL tazminatın tamamından sorumlu olarak olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekili ve davalı ...Ş. vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden;
a)Dava Borçlar Kanunu'nun 46. maddesi (6098 sayılı TBK md. 54) gereğince çalışma gücünün kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
İşleten tanımı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi
kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir. Görüldüğü gibi sözkonusu maddede araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi de meydana gelen zarardan sorumlu tutulmuştur. Bu bakımdan motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında işletilmesi halinde yani aracın işletilmesine katılma halinde girişimci işleten ile birlikte sorumlu olacaktır.
Somut olayda kazaya karışan aracın özel halk otobüsü olarak faaliyet gösterdiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Kısmen veya tamamen özelleştirmeyle kent içi ulaşımın özel kişilerin mülkiyetindeki otobüs veya midibüs gibi araçlarla yapılması halinde esasen toplu taşımacılık yetkisinin ilgili belediyeye ait olması, toplu taşımacılık hizmetinin ilgili belediye adına yapılmakta olması, halk otobüsü üzerinde ilgili belediyenin yazı ve ambleminin bulunması, (somut olayda "İstanbul Büyükşehir Belediyesi Halk Otobüsleri" yazı ve ambleminin bulunması gibi), belediyelerin bu özel halk otobüslerinin işletilmesi, denetlenmesi konusunda yetkili olması gözönüne alındığında bu motorlu araçların verdiği zararlar nedeniyle ilgili belediyenin de KTK'nın 85/I. maddesi gereğince sorumlulukları bulunmaktadır.
Bu bakımdan mahkemece somut olayda kazaya karışan motorlu aracın özel halk otobüsü olarak işletilmesi bakımından KTK'nın 85/I. maddesi ve yukarıda yapılan açıklamalar gereğince davalı İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğunun bulunduğu ve 3645 sayılı Yasa gereğince tüzel kişiliğe sahip olduğu da dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü hakkında açılan davanın yargı yolu yönünden görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
b)Davacı BK'nın 46. maddesi gereğince yaralanması nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybını ve ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle uğradığı zararın tazminini talep etmiş, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuyla davacıda meydana gelen yaralanma sonucu ekonomik geleceğinin sarsıldığı değerlendirilerek belirlenen miktara işleten ve sürücü aleyhine hükmetmiş olmasına karşın davalı ... şirketini bu tazminattan sorumlu tutmamıştır.
Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile sigortalanan motorlu aracın 3. kişilere vermiş olduğu zararlarda sigorta şirketi meydana gelen doğrudan zararlardan sorumlu olup, oluşan dolaylı zararlarla sorumlu değildir. Bu bakımdan BK'nın 46. maddesinde düzenlenmiş olan ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle uğranılan zarar dolaylı bir zarar olmayıp trafik sigortacısının sorumluluğu cihetine gidilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazları yönünden;
a)Davalı ...Ş. tarafından süresi içerisinde zamanaşımı definde bulunulmasına karşın mahkemece bu konuda olumlu ya da olumsuz her hangi bir karar verilmemiş olması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, davalı ...Ş. aleyhine davacı tarafından talep edilen miktara göre reddedilen tutar üzerinden AAÜT'nin 12. maddesi gereğince nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması da hatalı olması bakımından bozma nedeni olarak kabul edilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı ...Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2 ve 3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı ...'ye geri verilmesine 14.03.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy