MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın çarptığını, araçta meydana gelen 17.500 TL hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalıya ödendiğini bildirerek TTK'nun 1301. maddesi gereğince 17.500 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., kazanın meydana gelmesine davacıya sigortalı araç sürücüsünün neden olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, 7.500 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline, davalı ...'a yönelik davanın reddine karar verilmiş; hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK'nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan 27/06/2011 tarihli bilirkişi raporunda, yol üzerine aracını hatalı park eden davalı sürücünün 5/8 oranında kusurlu, aracıyla hızlı seyreden sigortalı araç sürücüsünün ise 3/8 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Oysa, sigortalı araç sürücüsü ...,
kaza sonrası emniyette verdiği 02/07/2009 tarihli beyanında, seyir halinde iken arabasının sağa doğru çektiğini ve yolun sağında bulunan traktörü fark ettiğini, frene bastığını ancak duramayarak traktöre çarptığını beyan etmiştir. Sigortalı araç sürücüsünün bu beyanı dikkate alınarak kusur oranlarının belirlenmesi için İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kuruluşlardan seçilecek bilirkişi kurulundan ayrıntılı, denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ...'nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'ya geri verilmesine 7.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.