MAHKEMESİ : Ankara Asliye 7. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... Bil. Eğ. Dan. Pro. Taah. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davacıların desteği ...’nin davalıların, maliki, işleteni, sürücücü ve trafik sigortacısı olduğu aracın yaya olarak yolu karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı sırada desteğe çarpması sonucu vefat ettiğini belirterek, fazlaya dair haklarını saklı tutarak eş Sultan için 1.000,00.-TL destek tazminatı, Sultan için 25.000,00.-TL, çocukları ...,... için ayrı ayrı 10.000,00.-TL ve annesi Emine için 5.000,00.-TL manevi tazminatın sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olarak olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, talebini ıslah dilekçesi ile arttırmıştır.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Veri ve İletişim Hiz. A.Ş. vekili, aracın maliki ve işleteni olmadıklarını, davalı sürücünün diğer davalı şirket nezdinde görevli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... ve ... Bil. Eğ. Dan. Pro. Taah. Tic. Ltd. Şti. vekili, kusurun vefat eden ... ’de olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı sürücü % 75 kusurlu kabul edilerek davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı ... Veri ve İletişim Hiz. A.Ş. yönünden davanın reddine, Sultan için 40.873,00.-TL maddi tazminat ile yine Sultan için 20.000,00.-TL, Emine için 4.000,00.-TL, ...,... için ayrı ayrı 8.000,00.-TL manevi tazminatın davalı ... şirketi yalnızca maddi tazminattan sorumlu olarak dava tarihinden diğer davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm davacılar vekili ve ... Bil. Eğ. Dan. Pro. Taah. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle manevi tazminat talebi ile ilgili olarak hüküm kurulurken olayın meydana geliş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olay nedeniyle duyulan acı ve elemin derecesi ve BK'nın 47. maddesindeki özel haller dikkate alınmış bulunduğuna göre, davacılar vekili ve ... Bil. Eğ. Dan. Pro. Taah. Tic. Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Tazminat davalarında delillerin değerlendirilmesi hakime aittir. Borçlar Kanunu 53. madde (6098 sayılı TBK md. 74) hükmüne göre hukuk hakimi kusurun varlığına karar verebilmek için ceza hukukunun mes’uliyete dair hükümleri ile bağlı olmadığı gibi, kusurun taktiri ve zararın miktarını tayin gibi hususlarda da ceza mahkemesi kararı ile bağlı değilse de, ceza mahkemesinde kesinleşmiş maddi olgu ile bağlıdır. Ayrıca olgularda ve ortaya konulan delillerde farklılık olmaksızın aynı kazada farklı kusur oranlarına ulaşılması adalete olan güveni sarsabilecektir.
Bu ilkelere göre somut olayda mahkemece alınan bilirkişi raporunda destek Çelebi'nin araçlar için sarı fasılalı ışık yandığı ancak yayalara her hangi bir uyarıcı ışığın yanmadığı, her ne kadar yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmekteyse de, gece vakti yoldan karşı tarafa geçmek isteyen
yayaların kendisine yaklaşan aracın uzaklık ve hızına dikkat etmesi gerektiğinden KTK 68/b maddesini ihlal etmesi nedeniyle % 25 kusurlu olduğu, davalı sürücü Timuçin'in ise KTK 52/a “yaya geçitlerine yaklaşırken hızlarını azaltmak”, 52/b “yol ve trafik durumuna göre hızlarını ayarlamak” ve KTK 74 “yayalara geçiş önceliği vermek” kurallarını ihlal ettiğinden % 75 kusurlu olduğu değerlendirilmiş, Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26.10.2010 tarih, 2010/331 esas, 2010/896 sayılı kararında hükme esas aldığı Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Şubesi raporunda ise “davalı sürücü Timuçin'in KTK 52/a. Maddesine uygun olarak yaya geçidine yaklaşırken hızını azaltması, çok dikkatli olması, yaya geçidinden karşıya geçmekte olan veya geçmek üzere bekleyen yaya olup olmadığını kontrol etmesi ve kavşağa geçmekte olan yayaları gördüğünde KTK 74. maddesi gereğince aracın durdurması ve yayaların geçişini beklemesi gerekirken, aracını yerleşim yeri içi hız limitlerinin çok üzerinde bir hızla sürdüğü, yayayı gördüğünde frenle durmak istese de hızının yüksek olduğundan çarpmayı önleyemediği, direksiyon manevrasına başvurmadığından asli tam kusurlu olduğu, davacıların desteği Çelebi'nin ise kusursuz olduğu belirlenmiş olması bakımından olgularda ve kusur oranlarındaki kabullerde her iki yargılamada farklı bilirkişi raporları hükme esas alınarak karar verilmiş olması dikkate alınarak mahkemece, ceza davasının sonucu beklenerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-818 sayılı Borçlar Kanunu (BK)’nun “İstihdam Edenlerin Mes’uliyeti” başlığı altında düzenlenen 55. maddesinde, “Başkalarını istihdam eden kimse, maiyetinde istihdam ettiği kimselerin ve amelesinin hizmetlerini ifa ettikleri esnada yaptıkları zarardan mes’uldür” hükmü öngörülmüştür.
Anılan madde de deyimini bulan, istihdam edenlerin, müstahdemlerinin eylemlerinden sorumlu tutulmaları ilkesi, kendi yararı için başkasını çalıştıran kimsenin, bu işin ifasından meydana gelecek zarar tehlikesini bazı şartlar altında üzerine alması esasına dayanır. İstihdam edenlerin sorumluluğu hakkında gerek doktrinde gerek içtihatlardaki (27.03.1957 gün ve 1/3; 22.06.1966 gün ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararları) baskın görüş bunların kusursuz bir sorumluluğa tabi tutulmaları doğrultusundadır. İş gördürenin sorumluluğunun kaynağı, göstermekle yükümlü olduğu özenle iş
görme (ihtimam) ödevinin ihlalidir. Sorumluluğun kökü, bizzat sorumlu şahsın ya da şahısların durumundadır. İstihdam eden, müstahdem veya işçilerini seçerken, onları çalıştırırken, başkalarına zarar vermemelerini sağlamakla ve buna dikkat ve özen göstermekle yükümlüdür. Esasen istihdam edenin sorumluluğunun dayanağı, onun müstahdeme nezaret ve özen hususundaki objektif vazifesinin ihlali teşkil eder. Borçlar Kanununun 55. maddesi gereğince adam kullananın sorumlu tutulabilmesi için, kendisinin kusuru şart olmadığı gibi, kullandığı adamın dahi kusuru kanuni şartlardan değildir.
Bu noktada, Borçlar Kanununun 55. maddesinde düzenlenen “adam çalıştıranın sorumluluğu” için, somut olayda “adam çalıştırma ilişkisi” ile “çalıştırılanın hizmetini yerine getirirken hukuka aykırı bir eylemle zarar vermesi” unsurlarının gerçekleşmesi zorunludur.
Adam çalıştırma ilişkisi için çalıştırılanın, çalıştıranın buyruğu altında olması, onun gözetiminde işi yapması ve onun talimatıyla bağlı bulunması gerekir. Özellikle eser sözleşmelerinde, yüklenici kendi hesabına ve kendi sorumluluğu altında çalışır; iş sahibine bağımlı durumda değildir.
Ne var ki yüklenici, iş sahibinin gözetimi altında ve onun talimatına uyarak çalışıyorsa, bu durumda Borçlar Kanununun 55. maddesi anlamında “çalıştırılan” niteliğini taşıdığı her türlü duraksamadan uzaktır.
Bunun yanında meydana gelen zararın müstahdemin istihdam edenin maksatları için bir hizmetin görüldüğü sırada doğmuş olması zorunludur. Başka bir deyişle, müstahdeme gördürülen hizmetle zarar arasında “gaye ve görev bakımından” çok sıkı bir münasebet olmalıdır. Bu bakımdan hizmetin ifası ile zararın ikaı arasındaki zaman ve yer bağlılığı ve zararın istihdam edenin hizmetin görülmesi için verdiği vasıta ile meydana getirilmesi hizmetin icrası esnasında zararın meydana geldiğini bir karine, emare olarak kabul edilebilirse de, daima bu unsurlara isnat etmek doğru sonuç vermez. Bu nedenle, bu dış görünüş unsurlarından ziyade, zarar verici fiilin, istihdam edenin müstahdeme kendi gayesi için tevdi ettiği hizmetlerin ifası alanında işlenmiş olması nazara alınır.
Somut olaya bakıldığında davalı sürücü ..., davalılardan ... Veri ve İletişim Hiz. A.Ş.'nin çalışanı olup, ... Bil. Eğ. Dan. Pro. Taah. Tic. Ltd. Şti.'nin
işleteni olduğu aracı sevk ve idare ettiği sırada trafik kazası meydana gelmiştir. Davalı sürücünün işvereni olan şirketin iş sahibi olarak aldığı bir işin yapımı konusunda yüklenici olarak davalı ... Bil. Eğ. Dan. Pro. Taah. Tic. Ltd. Şti. ile arasında anlaşma olduğu dosya kapsamından ve davalıların savunmalarından anlaşılmaktadır. Yapılan açıklamalar gözönüne alındığında davalı ... Veri ve İletişim Hiz. A.Ş.'nin sorumluluğu tartışılmaksızın ve davalı sürücü Timuçin'in yapmış olduğu işin içeriği, davalı her iki şirket ile arasındaki hizmet ilişkisi, çalışma süreleri, kullanılan aracın kaza sırasında ki kullanım mahiyeti, bu kullanımın yapılan işle bağlantısının bulunup bulunmadığının araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik araştırma ile karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozma nedeni olarak kabul edilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekili ve ... Bil. Eğ. Dan. Pro. Taah. Tic. Ltd. Şti. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2 ve 3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekili ve ... Bil. Eğ. Dan. Pro. Taah. Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ve davalı ... Bil. Eğ. Dan. Pro. Taah. Tic. Ltd. Ş geri verilmesine 18.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.