MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Ankara 24. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı Takip dosyasında yapılan 28.09.2010 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişi şirkete ait olduğunu, mahcuzların ve haciz adresinin borçlu ile ilgisinin bulunmadığını, haciz adresinde görülen iki adet başlıklı kâğıdın arada organik bağ olduğunu göstermediğini, davacı şirket ortağı ...’un borçlu şirketin eski ortağı olması nedeni ile haciz mahalline çağırıldığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, haciz mahallinde borçluya ait belgelerin görüldüğünü, bu sırada hazır bulunan üçüncü kişi şirket yetkilisinin borçlu şirketin yetkilisi ... ’un aynı zamanda davacı şirketin ortaklarından olduğu ve borçlunun 1000 kadar müşterisini devraldıklarını beyan ettiğini, hatta buna ilişkin sözleşme de sunulduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu şirket) vekili, üçüncü kişi şirketin borcun doğumundan sonra kurulduğunu ve borçlu şirketle organik bağ içinde bulunmadığını, istihkak iddiasının kabulü gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece,toplanan delillere göre: “davalı borçlu hakkında ilamlı icra takibi başlatıldığı, alacaklının hacizde İİK’nin 96, 97. maddelerinin uygulanması gerektiğini belirterek yaptığı şikayet başvurusunu kabulüne yönelik verilen kararın temyiz incelemesi sırasında onandığını, anılan kararda belirtilen gerekçelerle davanın reddi gerektiği“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, özellikle üçüncü kişi ve borçlu şirketler arasında organik bağ bulunmasına ve borcun doğumundan sonra müşteri portföyünün de devralınarak, alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik danışıklı işlemlerin yapılmasına göre, davacı üçüncü kişi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 3,15 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına 4.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.