MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacının yaralandığını açıklayıp, 4.250 TL iş göremezlik ve 3.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... sadece maddi tazminattan sorumlu olarak) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile, 1.679,20 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan, 1.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... den tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davacı vekili ile davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Davacı vekili dava dilekçesi ile 4.250 TL maddi tazminat isteminde bulunmuş, mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre 1.679,20 TL maddi tazminat hükmedilmiştir. AAÜT'nin 3/2.maddesinin “Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur” şeklindeki düzenlemesi gereği red sebebinin ortak oluşu dikkate alınarak davalılar lehine tek avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken aksi düşünce ile davalılar lehine ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmedilmesi ve ayrıca hükmün 6. bendinde red sebebi ile davalılar lehine avukatlık ücretine hükmedilirken maddi hata sonucu “davacı vekili” biçiminde yazılması doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK’nin geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HMUK’nin 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ile davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekili ile aynı davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 6.bendinin çıkarılarak yerine “6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre 1.200 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, red edilen miktar gereği AAÜT'nin 3/2. maddesi de gözetilerek davalılar lehine 1.200 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsiline, davalılara verilmesine" ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı ...'e geri verilmesine 5.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy