MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Çorum 3. İcra Müdürlüğü’nün 2010/744 sayılı Takip dosyasında yapılan 30.03.2010 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişiye ait olup, mesleğinin icrası sırasında kullanımı zorunlu eşyalar olduğunu, borçlularla ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davacının haciz adresindeki restorantta ses sanatçısı olarak zaman zaman sahneye çıktığını, ... isimli kişinin ise aynı yerde müdür olarak çalıştığını, işletme sahiplerinin ... ve borçlu ... olduğunu, vergi levhasının bu durumu doğruladığını, davacının istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli delilleri sunamadığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlular), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “İİK’nin 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, ispat yükü altında olan üçüncü kişinin mülkiyet hakkına dayanmakla birlikte fatura dahi sunamadığı, tanık anlatımlarının ise karinenin aksini kanıtlamaya elverişli bulunmadığı, icra takibinin danışıklı olarak yapıldığı yönündeki iddianın kanıtlanamadığı“ gerekçesi ile davanın reddine ve alacaklı yararına tazminata karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı üçüncü kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İstihkak davalarında alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için İİK’nin 97/13. maddesinde aranan tüm koşulların bir arada bulunması gerekir. Buna göre istihkak iddiasının reddinin yanı sıra teminat karşılığında takibin (ya da satışın) talikine de karar verilmiş olmalıdır.
Gerçekten de; İİK’nin 97/3. maddesinde: “…Takibin talikine karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına karşı davacıdan 36 ncı maddede gösterilen teminat alınır.…“ düzenlemesi ve aynı maddenin 13. fıkrasında ise: “…Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/11 md.) İstihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava reddolunursa alacaklının alacağından bu dava dolayısıyla istifası geciken miktarın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunur…“ düzenlemesi yer almaktadır.
Buna göre; alacaklı yararına tazminata hükmedilmesi için öncelikle takibin taliki kararının verilmesi, bunun yanı sıra alacaklının olası zararını karşılamak üzere, istihkak iddia eden kişiden İİK’nin 36. maddesinde gösterilen teminatlardan birisinin de alınması zorunludur. Mahkemece takibin taliki yönünde verilmiş bir karar dahi bulunmamaktadır. Bu nedenle somut olayda alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için aranan yasal koşulların gerçekleşmediği dikkate alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nin 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 2. bendindeki “Haczedilen eşyaların tutarının %40’ı oranında tazminatın davacıdan alınarak davalı alacaklıya verilmesine” ibaresinin çıkartılarak yerine “İİK’nin 97/13. maddesindeki yasal koşullar oluşmadığından tazminata hükmedilmesine yer olmadığına“ ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 18.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy