MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın Görev yönünden reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalı ...’ın müvekkilinin eski eşi olduğunu, boşanma sonucu müvekkili lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatın tahsili için icra takibi yaptıklarını, ancak borçlu Ali’nin kendisine ait taşınmazı muvazaalı olarak Babası olan diğer davalı ... Yıldırm’a devrettiğini öne sürerek yapılan satışın BK.nın 18 ve İİK.nın 283. maddeleri uyarınca iptalini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muvazaalı satış işleminin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davacı tarafın alacağının Medeni Kanunun 2. kitabında düzenlenen maddi ve manevi tazminat alacağından kaynaklanmakta olup, iptali istenilen satış işleminin davacı ile davalı ... arasında evlilik birliği devam etmekte iken gerçekleştiğinden 4787 sayılı yasanın 4. maddesine göre davaya bakmakla Aile Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ise de verilen karar dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Davacı taraf Aile Mahkemesince lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatın tahsili amacı ile ... İcra Müdürlüğünün 2007/430 ve ... İcra Müdürlüğünün 2009/19583 sayılı takip dosyaları ile icra takibine başlamış olup, alacağın varlığına veya miktarına her hangi bir itiraz
söz konusu olmamıştır. Uyuşmazlık davacın tarafın elinde bulunan mahkeme ilamında yazılı alacağın tahsiline ilişkindir. Ayrıca dava tarihinde davacı ile davalı ... karı koca olmayıp iki yabacı durumundadır. Davacı taraf borçlu davalı ...’nin borcunu ödememek amacı ile kendisine ait taşınmazı babası olan diğer davalı ...’ya sattığını öne sürerek BK.nın 18 ve İİK.nın 283. maddeleri uyarınca dava açtığına, davacı tarafın dava konusu taşınmaza ilişkin olarak katkı payı iddiası olmadığına göre olayın aile hukukunu ilgilendiren yönü bulunmamakla uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp çözümlenmesi gerekmektedir. Bu durumda mahkemece davanın esasına girilerek tarafların delillerinin toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 7.2.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy