MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın, 12.04.2006 tarihinde müvekkili ... tarafından kullanılan motosiklete çarpması sonucunda adı geçen davacının yaralandığını, sakat kalma olasılığının mevcut olduğunu belirterek adı geçen davacı için geçici ve daimi iş göremezlik zararı nedeniyle 50.000,00 TL maddi ve 80.000,00 TL manevi tazminat, kaza sonucu yaralanan ...’ın annesi olan diğer davacı ... için de 5.000,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir
Davalı sigorta şirketi vekili ile diğer davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre, davalı sürücünün % 75 oranında kusurlu olduğu benimsenerek davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 1.194,76 TL maddi tazminatin davalılar ... ve ...’dan kaza tarihi olan 12.4.2006 tarihinden itibaren davalı ...Ş’den dava tarihinden
itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara verilmesine, davacı ... için 1.000,00 TL, diğer davacı ... için 3.000,00 TL olmak üzere toplam 4.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ...,... ’dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Dava konusu olayda; davalılardan ...'un kullandığı kamyonla, davacı ...'ın kullanmış olduğu motosiklet 12.04.2006 tarihinde çarpışmış ve davacı ..., ağır derecede yaralanmıştır. Ceza davasının yargılaması sonucunda davalı sürücünün asli derecede kusurlu olduğu belirlenmiş; eldeki bu davada yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda da davalı sürücünün asli derecede ve % 75 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir.
Dava dilekçesinde; davacı ...'ın ağır derecede yaralandığı, tedavisinin halen devam ettiği ve sakat kalma olasılığının yüksek olduğu belirtilerek geçici ve daimi iş göremezlik zararı ile birlikte davacı ... ve annesi için de manevi tazminat istenmiştir. Davacı ..., yargılamanın devamı sırasında 28.02.2009 tarihinde beyin absesi nedeni ile yaşamını yitirmiştir. Davacılar vekili, geçirdiği trafik kazasından takriben üç yıl sonra yaşamını yitiren davacı ...'ın dava konusu trafik kazası nedeniyle kafa kemiklerinde çatlak oluştuğunu ve sonrasında beyninde oluşan ödem nedeniyle yaşamını yitirdiğini belirterek davacının ölümü ile kaza sonucu yaralanması arasında illiyet bağı bulunduğunu ileri sürmüş ve bu konuda araştırma yapılması için Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu'ndan rapor alınmasını istemiştir. Yerel mahkemece, davacılar vekilinin bu savunması doğrultusunda araştırma yapılmadan, ceza dava dosyasında alınmış olan Adli Tıp Kurumu İzmir Şube Müdürlüğü raporu ile yetinilmiş ve bu raporda mutat iştigale engel olacak süre olarak bildirilen 45 gün için hesaplanan geçici iş göremezlik zararına karar verilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan 25.03.2008 tarihli bu raporda; "...şahsın, trafik kazası sonrasında yapılan muayenesinde; frontol çökme kırığı, sol kalça kırığı ve çıkığı, sol Olekranon kırığı, sol patella kırığı, sağ kolles kırığı olduğu, frontal sağda 1,3 cm'lik
kemik defekti ile sub kaleal hava bulunduğunun bildirildiği cihetle, tanımlanan yaralanmasının 45 gün mutat iştigaline engel teşkil edeceği, uzuv tatili veya uzuv zaafı niteliğinde yaralanmasının olmadığı..." belirtilmiştir. Ceza davasında alınan bu rapor, geçici ve daimi iş göremezlik zararının istenmiş olduğu eldeki bu dava için yeterli değildir.
HUMK.nun 275 (HMK.md.266) ve devamı maddelerine göre çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda ihtisas sahibi kimselerin dinlenmesi ve rapor alınması gerekir. Somut olayda; dava konusu kazada ağır yaralanan ve yargılamanın devamı sırasında yaşamını yitiren davacının iyileşme süresi, geçici ve sürekli maluliyet durumu ile birlikte ölümü ile kaza arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı yönlerinde araştırma ve değerlendirme ve belirleme yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesinden Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğüne uygun olarak düzenlenmiş bir rapor alınması ondan sonra dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bozma nedenine göre davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, davacıların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 14.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy