MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacılar vekili asıl ve birleşen davada, müvekkili ...'ün, davalıların sürücüsü, maliki ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın çarpması sonucu yaralandığını, üç ay raporlu kaldığını ve tedavi gördüğünü, emeklilik süresinin bu durumdan etkilendiğini, ayrıca aynı kazada müvekkillerinin müşterek çocukları ...'ün vefat ettiğini ileri sürerek davacı ...'in kendi yaralanması ve vefat eden oğlunun tedavi masrafları için 15.000 TL maddi, 30.000 TL manevi, davacılar her biri için 50.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve ayrı ayrı 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline-davalı ... sadece maddi tazminatlardan sorumlu olmak üzere-karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçelerinde, iddia olunan kusur durumunun gerçeği yansıtmadığını, ayrıca talep edilen tazminatların fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçelerinde, müvekkilinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; asıl davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 11.421,71 TL, davacı ... için 16.049,02 TL maddi tazminatın 06/08/2006 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (davalı ... yönünden poliçe limiti ile sınırlı ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile) birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline , davacılar için 3.000'er TL den toplam 6.000 TL manevi tazminatın 06/08/2006 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ... dan alınarak davacılara verilmesine, birleşen dava yönünden taleple bağlı kalınarak 15.000 TL maddi tazminatın 06/08/2006 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 3.000 TL manevi tazminatın 06/08/2006 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ... dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalılar ... ve ... vekilinin yargılama giderlerine yönelik itirazları dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi, manevi ve tedavi giderleri tazminatı istemine ilişkindir.
Yargılama sırasında yürürlüğe giren ve 2918 sayılı yasanın 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Yasanın 59. maddesinde, “trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın "Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı",
Yasanın geçici 1.maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59 uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1.maddesinde, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, düzenlenmiştir.. Karayolları Trafik Kanuna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur.
Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre, 2918 sayılı Yasanın 98.maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk "Sosyal Güvenlik Kurumu'na" geçtiğinden eldeki davada yasal hasımın "Sosyal Güvenlik Kurumu" olması gerekir.
Bu durumda mahkemece, "Sosyal Güvenlik Kurumu"nun davaya dahil edilmesi, tarafların delillerinin toplanması, davacı tarafından talep edilen tedavi giderlerinden 2918 sayılı Yasanın 98.maddesi kapsamında kalanların ve Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğuna esas olanların belirlenmesi, 2918 Sayılı Yasanın 98 maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun, yasa kapsamı dışında kalan giderlerden ise davalı ... şirketinin sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Davacı ...'in raporlu olduğu ve çalışamadığı 07.08.2006-06.11.2006 tarihleri arasında yatırılmayan emekliliğe esas sigorta primlerinin de tahsili talep edilmiş, mahkemece davacının çalıştığı işyerinden gelen cevabi yazıda bildirilen 2.076,67 TL eksik prim hükme esas alınmıştır. Mahkemece, davacının çalışamadığı dönemde eksik yatırılan primlerin Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan sorularak zararının tespit edilmesi gerekirken yazılı şekilde işyerinden gelen yazıya göre hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
4-Mahkemece manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak manevi tazminat adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarının adalete uygun olması gerekir. Tazminatın amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmaktır. Somut olayda, tarafların kusur oranı, ölen çocuk ...'in yaşı, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, duyulan acı gibi nedenler dikkate alındığında, davacılar için çocuklarının ölümü için hükmedilen hükmedilen manevi tazminat miktarı, duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde olmayıp makül ölçüde manevi tazminat takdiri gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması isabetli değildir.
Bozma kapsam ve nedenine göre davalılar ... ve ... vekilinin yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekilinin yargılama giderlerine yönelik itirazları dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma kapsam ve nedenine göre davalılar ... ve ... vekilinin yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ve davalı ... ve ...'ya geri verilmesine 02.04.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy