MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, dava konusu kazaya neden olan ve trafik kazasının meydana geldiği tarihte Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmayan aracın, işleteni ve sürücüsü olan davalı aleyhinde, bu aracın neden olduğu kazada yaralanan dava dışı kişiye maluliyeti nedeniyle ödemiş oldukları tazminatın rücuu yoluyla tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalı ise, trafikte kendisi adına kayıtlı olan aracın, olay tarihi itibariyle zorunlu mali mesuliyet sigortası ile karma sigorta poliçesinin bulunduğunu, bu nedenle tazminatın kendisinden istemeyeceğini ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalının işleteni ve sürücüsü olduğu ancak, trafik sigortası yaptırılmayan aracın sebebiyet verdiği kaza nedeniyle 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve ... Yönetmeliği’nin 9/a maddesi uyarınca zarar görenlere ödenen tazminatın rücuen tahsiline ilişkindir.
..., trafik sigortası bulunmayan aracın neden olduğu kaza sonucunda uğranılan bedensel zararları kaza tarihinde geçerli poliçe limiti dahilinde ödemekle yükümlü olup, ödediği tazminatı zarara neden olan araç işleteni ve sürücüsüne rucuu edebilir.
Motorlu araçların neden olduğu kazalarda, zarar gören üçüncü kişilerin hangi durumlarda ...’na başvurabilecekleri ve hangi zararlardan sorumlu olduğu 2918 sayılı KTK.’nun 98/3., 108/2. ve Karayolu Trafik Garanti Sigortası Hesabı Yönetmeliğinin 8. maddelerinde hüküm altına alınmıştır. Anılan düzenlemelere göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası (trafik sigortası) yaptırılmaksızın trafiğe çıkarılan bir motorlu aracın kişiye verdiği zararlar nedeniyle trafik sigortası kapsamında ödenecek tazminat ve tedavi giderlerinden ... sorumlu bulunmaktadır.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14. Maddesinin 2. bendinde de:
a)Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için,
b)Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için,
c)Sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddî ve bedensel zararlar için,
ç)Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde, kişiye gelen bedensel zararlar için,
d)Yeşil Kart Sigortası uygulamaları için faaliyet gösteren Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunca yapılacak ödemeler için, başvurulabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Ayrıca ... Yönetmeliğinin 9. maddesinde de ; benzer biçimde düzenleme yer almaktadır.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre somut olay incelendiğinde; davacı ... vekili, 13.08.2002 tarihinde meydana gelen kazaya neden olan ve o tarihte zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan aracın, işleteni ve sürücüsü olan davalı aleyhinde, bu aracın neden olduğu kazada yaralanan dava dışı kişiye maluliyeti nedeniyle ödemiş oldukları tazminatın rücuu yoluyla tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalı ise, trafikte kendisi adına kayıtlı olan aracın, olay tarihi olan 13.8.2002 tarihi itibariyle ... Sigorta A.Ş'ne zorunlu mali mesuliyet sigortası ile ... A.Ş'ne de karma sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu nedenle tazminatın kendisinden istemeyeceğini savunmuş ve sigorta poliçelerini dosyaya sunmuştur.
Mahkemece, davalıya ait aracın olay tarihi itibariyle trafik sigortasının olmadığı kabul edilerek alınan bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalının savunmasında trafik sigorta şirketi olduğunu ileri sürdüğü, ... Sigorta A.Ş'ne müzekkere yazılarak poliçenin aslı istenmiş, ancak bu şirket iflas etmiş olduğundan müzekkere bila ikmal iade edilmiştir.
Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketler Birliği tarafından mahkemeye gönderilen cevabi yazı ve yazı ekindeki belgelerden; davalıya ait ... plakalı aracın olay tarihi olan 13.08.2002' de ... Sigorta A.Ş'ne sigortalı olduğu, müflis ... Sigorta A.Ş tarafından düzenlenmiş 2001/ 2567235 nolu ve 06.09.2001- 06.09.2002 tarihlerini kapsayan zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinin bulunduğu, ancak söz konusu poliçenin zeyilname ile iptal edildiği anlaşılmaktadır. Ancak; dosya içindeki belgelerden, poliçenin neden iptal edilmiş olduğu ve iptal tarihi anlaşılamamaktadır.
Bu durumda; öncelikle, poliçenin kaza tarihinden önce iptal edilip edilmediği, iptal nedeni ve iptal nedeninin üçüncü kişilere ileri sürülüp sürülemeyeceği, dolayısıyla trafik sigorta şirketinin, kaza tarihi itibariyle sorumluluğunun bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekir. Davalı aracının kaza tarihinde geçerli trafik sigortası poliçesinin bulunduğunun belirlenmesi halinde sigorta şirketinin iflâsı nedeniyle teminat kapsamında gerçekleşen riziko sonucu üçüncü kişilerin uğradığı zarardan ...’nın sorumlu olduğu ve davalıdan rücu hakkının bulunmadığının kabulü; poliçenin kaza tarihinden önce iptal edilmiş olduğunun ve iptal nedenine göre trafik sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığının, kaza tarihi itibariyle geçerli bir trafik sigorta poliçesi olmadığının anlaşılması halinde ise, davacının rucuu hakkının bulunduğunun ve davalının sorumluluğuna gidilebileceğinin kabulü gerekir.
O halde; mahkemece, trafik sigorta poliçesinin kaza tarihinden önce iptal edilip edilmediği, poliçenin iptal edilme nedeni, iptal nedeninin üçüncü kişilere karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği, iptal işleminin davalıya tebliğ edilip edilmediğinin araştırılması ve tüm deliller toplandıktan sonra davacının rucu hakkının bulunup bulunmadığı konusunda varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yukarıda yazılı şekilde eksik inceleme
ile karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Bozma kapsam ve nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda, açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; bozma kapsam ve nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 14.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy