MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigorta şirketi olduğu aracın, 26.04.2007 günü müvekkili davacının kullandığı araca çarpması sonucunda davacı ...’un yaralandığını, aracının hasar gördüğünü, davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu belirterek araç yoksunluğu nedeniyle 250,00 TL, tedavi giderleri için 250,00 TL, geçici iş göremezlik zararı için 250,00 TL, sürekli iş göremezlik nedeniyle 250,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi ve davacı ... için 5.000,00 TL manevi, adı geçen davacının eşi ve çocukları olan diğer davacılar için 1.000,00 er TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili, yargılama sırasında tazminat bilirkişi raporunun alınmasından sonra 07.12.2010 günlü ıslah dilekçesi vermiş ve maddi tazminat miktarını artırmıştır.
Davalılar ise, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve bilirkişi raporlarına göre davanın kısmen kabulü ile, davacı ... için geçici ve sürekli iş göremezlik zararı nedeniyle 41.281,43 TL, araç mahrumiyet bedeli için 800 TL tazminata,
3.000,00 TL manevi tazminata, davacının eşi için 800,00 TL, üç çocuğu için 600,00 er TL manevi tazminata karar verilmiştir. Karar, davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, gerektirici sebeplere göre, davalı... Sigorta Avekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir,
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Trafik kazası, 26.04.2007 tarihinde meydana gelmiştir. Dosya içindeki bilgi, belge, Adli Tıp Kurumu raporu, zabıta araştırması ve tanık beyanlarına göre, kaza tarihinde 54 yaşında ve Bağ-Kur emeklisi olan, kendisine ait ve başkalarından kiralamış olduğu tarlalarda çiftçilik yaparak kazanç elde ettiği ileri sürülen davacının, kaza sonucu meslekte kazanma gücünü % 23 oranında kaybettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan tazminat bilirkişi raporunda da; "...davacının Bağ-kur emeklisi olduğu, köyünde çiftçilik yaptığı, köyde çiftçilik yapan kimsenin vasıflı eleman olarak fikri ve bedeni çalışmasının karşılığının aylık net asgari ücretin iki katı olacağı..." belirtilerek davacının sürekli iş göremezlik zararı, net asgari ücretin iki katı üzerinden hesaplanmıştır. Mahkemece bu bilirkişi raporuna göre karar verilmiştir.
Böyle bir davada gerçek zararın belirlenmesi için, öncelikle davacının sağlığında ne iş yaptığının ve bu işten elde ettiği/edebileceği gelirin daha net kriterlerle ortaya konulması gerekmektedir. Şu durumda; mahkemece, davacının, çiftçi olup olmadığının, kendisi adına kayıtlı ve başkalarından kiraladığı taşınmazlar üzerinde çiftçilik yapıp yapmadığının belirlenmesi ve bu konuda varsa elindeki tarla kiralama sözleşmeleri vs diğer delillerini ibrazı için ispat imkanı verilmeli, bu konu ile ilgili kuruluşlara yazı yazılarak araştırma yapılmalı (İlçe Tapu Sicil Müdürlüğü, İlçe Tarım Müdürlüğü, Ziraat Odası, Çiftçi Malları Koruma Başkanlığı, vb...), davacının zirai kredi ve teşvik primi alıp almadığı da araştırılmalı ve muhtemel geliri tespit edilerek bu miktara göre tazminatın belirlenmesi ve kazanılmış haklar da dikkate alınarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
3-Öte yandan; davacının kaza tarihinde Bağ-Kur'a kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda, mahkemece, Bağ-Kur tarafından davacıya bu olay nedeniyle peşin sermaye değerli ve rucuya tabi gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yönün de gözetilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı sigorta şirketi vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2)ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı sigorta şirketine geri verilmesine 21.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy