MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili ve davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Ankara 13. İcra Müdürlüğü’nün 2011/691 sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, Gaziantep 1. İcra Müdürlüğü’nün 2011/123 sayılı Talimat dosyasında yapılan 10.06.2011 günlü hacze konu menkullerin üçüncü kişi şirkete ait olduğunu, borçlu ile ilgisinin bulunmadığını, davacı şirketin çok önceden kurulmuş bir şirket olduğunu, ortaklarının ise borçlu şirketten 20.05.2011’de tüm paylarını devrederek ayrıldıklarını, arada organik bağ bulunmasının tek başına muvazaanın kanıtı olarak değerlendirilemeyeceğini, haciz mahallinde borçlu şirket yetkilisinin bulunmadığını ve yine borçluya ait eşyaların da görülmediğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, 20.05.2011 tarihine kadar üçüncü kişi ve borçlu şirket ortaklarının aynı kişiler olduğunu, İİK’nin 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğunu, ispat yükü altında olan üçüncü kişi şirketin muvazaalı olarak hisse devirleri yaptığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “davacı ve borçlu şirketler arasında ortakları itibarı ile bağ bulunsa da; dava konusu haczin davacı üçüncü kişinin faaliyet adresinde yapıldığı, borçlunun burası ile ilgisinin bulunmadığı, mahcuzlara ilişkin sunulan faturaların 2007–2011 yılları arasında düzenlendiği ve davacının ticari kayıtlarında yer
aldığı“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına, tazminat talebinin reddine, reddedilen miktar üzerinden davalı vekili yararına vekâlet ücretine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili ve aleyhlerine hükmedilen vekâlet ücreti yönünden davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Davacı üçüncü kişi vekilinin katılma yolu ile temyiz dilekçesini tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde sunduğu, ancak buna ilişkin temyiz harç ve masraflarını yatırmadığı anlaşıldığından temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, özellikle davacı şirketin kuruluşunun borcun doğumundan önce olması, mahcuzların sunulan faturaların kapsamında kalıp davacı şirketin ticari kayıtlarında yer aldığı hususlarının bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesine göre, davalı alacaklı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile üçüncü kişinin istihkak iddiasının kabulü ile ilgili kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı üçüncü kişi vekilini temyiz dilekçesinin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 5.969,30 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı alacaklıdan olanmasına 25.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy