MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, davalı ... idaresinin 6183 sayılı Yasa gereğince yaptığı takip sırasında, borçlu ...'ın, vergi borcundan dolayı haczedilen taşınmaz hissesini borçludan gayrimenkul satış vadi sözleşmesi ile satın aldığını dava konusu taşınmazın daha sonra mahkeme kararı ile paylı mülkiyete çevrildiği ve 06.10.2008 tarihnde de satılarak paraya çevrildiğini, borçlunun hissesine düşen 13.573,71 TL'nin davalı alacaklı vergi idaresinden tahsilini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın süresinde ve görevli mahkemede açılmadığını, ayrıca gayri menkul satış sözleşmesi üzerinden 5 yıl geçtiğinden 3.kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, satış vadi sözleşmesinin 30.04.2001 tarihinde tapuya şerh verildiğini, haczin ise bu tarihten sonra 04.07.2005 tarihinde konulduğunu, davacının bu sözleşmeden doğan haklarını 5 yıl süre ile davalı alacaklıya karşı da ileri sürebileceği, davacının yargılama sırasında talebini borçlunun hissesine düşen paranın iadesi şeklinde istirdadda dönüştürdüğünü, davanın kısmen kabulü ile borçlunun hissesine düşen 13.573,71 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı alacaklıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 3.kişi ve borçlu arasında yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi 30.04.2001 tairihinde tapuya şerh edilmiş, davalı alacaklının haczi ise 04.07.2005 tarihinde tapuya işlenmiştir.Taşınmaz üzerindeki elbirliği ile mülkiyet, mahkeme kararı ile 11.11.2004 tarihinde paylı mülkiyete çevrilmiş ve karar 17.02.2005 tarihinde kesinleşmiştir.Bu süreçte davacının gayri menkul satış vadi sözleşmesini 3.kişilere karşı ileri sürmesi için öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresi işlememiştir. Aynı taşınmaz Ümraniye İcra Müdürlüğü 2007/9 sayılı satış dosyası ile 06.10.2008 tarihinde paraya çevrilmiş ve borçlu ...'ın hissesine vergi borçları tahsil edildikten sonra 13.573,71 TL düşmüştür. Belirtilen dosyadaki bilgilerden bu paranın 6.635,00 TL sı davalı alacaklı vergi idaresine, kalan 6,938,71 TL borçluya vekaleten ...'e ödenmiştir.
Öte yandan davacının dava dilekçesinde ve davayı istirdata dönüştürdüğü isteminde faiz talebi bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece 6.635,00 TL nın davalı alacaklı vergi idaresinden, kalan 6,938,71 TL borçludan tahsili ile alacaklıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan talepten fazlaya hükmedilecek şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlanın kabulü ile hükmün BOZULMASINA 07.05.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy