MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... AŞ. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R -
Davacılar vekili, müvekkillerinin oğlunun trafikte araçla seyri halinde, davalı sürücünün kullandığı aracın çarpması sonucu meydana gelen kaza neticesinde vefat ettiğini, davalı sürücünün asli kusurlu olduğunu, desteğin şoför olarak çalıştığını belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak her iki davacı içinde eşit olmak üzere toplam 5,000,00-TL maddi, 80.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili, 12.12.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 8.296,15-TL'ye yükseltmiştir.
Davalı ... vekili, 01.04.2008 tarihinde ibraname karşılığında davacılardan ...'e 9.539,39 TL, ...'e 12.724,23 TL olmak üzere toplam 22.623,00 TL ödeme yapıldığını,alacakları kalmadığını, istenilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, müvekkili şirketten manevi tazminat istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacıların sigorta şirketinden maddi tazminat tahsil ettiklerini, manevi tazminat isteminin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ... için 4.745,07-TL, davacı ... için 3.551,08-TL olmak üzere toplam 8.296,15-TL maddi tazminatın, davalı ... yönünden 22.11.2007 kaza tarihinden, davalı ...Ş. yönünden 17.09.2008 dava tarihinden itibaren yasal faizi ile ve davalı ...Ş.'nin 60.000,00-TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere müştereken ve müteselsilen davalılardan alınıp davacılara verilmesine, Davacı ... ve ... için ayrı ayrı 5.000,00-TL olmak üzere toplam 10.000,00-TL manevi tazminatın 22.11.2007 kaza tarihinden itibaren davalı ...'den alınıp davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı ... AŞ. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre,davacılar vekili ve davalı ... AŞ. vekili'nin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin temyiz itirazları yönünden;
Dava, destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat isteminden ibarettir.
Mahkemece ,davacının destek zararlarının tespiti için yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapora itibar edilerek hüküm kurulmuştur.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacılar anne ve baba için ayrı ayrı desteğin gelirinin % 10'u oranında pay ayırabileceği sonucuna varılmış olup, bu oran üzerinden hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatına göre hüküm kurulmuştur.
Mahkemece hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda destek pay oranı tek oran kabul edilerek hesaplama yapılmıştır.Mahkemece, Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına uygun, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık ve desteğin evlenme ve çocuk sahibi olma gibi subjektif durumları göz önüne alınarak, anne ve babasına yıllara göre değişen ve azalan oranlarda daha az destek olacağı gözetilerek hesaplanan yeni bir rapor alınarak karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, B.K.’nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatın az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
4)Mahkemece hükme esas alınan aktüer raporunda davalı ... AŞ.'ın davacılara destekten yoksun kalma tazminatı olarak yapmış olduğu ödemenin mahsubu yapılmıştır. Ancak davacıların davalı sürücünün kusuruna göre hesaplanacak tazminattan davalı şirketin yaptığı ödemenin mahsub edilmesi gerekirken ,öncelikle ödeme mahsup edilerek davalının kusuru oranına göre destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması doğru görülmemiştir.
5)Kabule göre de; Davacıların manevi tazminat taleplerinin reddedilen kısmı üzerinden ,davalı ... AŞ.'ın davayı vekille takip ettirmesine göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı yararına vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ :Yukarıda 1)nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekili ve davalı ... AŞ. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentte açılanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, (4) ve (5) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı ... AŞ. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ile davalı ... şirketine geri verilmesine 2.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy