MAHKEMESİ : İstanbul Asliye 13. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 26.2.2013 Salı günü davacı ... vekili Av. ... ve davalı ... vekili Av. ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı ve davalı ... vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı ... vekili, davalı borçlu ... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını davalı eşi Janet’e satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı borçlu ise taşınmazı alacaklılardan mal kaçırmak maksadı ile eşine devrettiğini ancak boşanmadan sonra eşinin anlaşmalarına aykırı davrandığını söylemiş ve davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, takip dayanağı bononun muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece alacağın kaynağı bononun muvazaalı olarak düzenlendiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.
Davacı alacaklı ... ile davalı borçlu ... arasında bir ortaklık olduğu hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Ancak bu ortaklığın nasıl yürütüldüğü, ortaklığın ne şekilde son bulduğu, ortaklar arasındaki alacak borç ilişkisinin kaynakları, gerçek bir alacak olup olmadığı hususunda yeterli araştırma yapılmamıştır.
Davacı ile davalı ... arasında yapılmış olan ortak işin yürütüldüğü dükkanın kime ait olduğu, işletmenin nasıl çalıştığı, davacı tarafından konulduğu ile sürülen sermayenin ne şekilde davalı ...’e borç olarak yansıdığı, ticari işletmenin bu olaylar çerçevesinde kâr edip edemeyeceği, yapılan bir tasfiye bulunup bulunmadığı ve varsa tasfiyenin yazılı bir belgeye bağlanıp bağlanmadığı sonuç olarak alacağın dayanağı olan olayların araştırılarak neticesine göre bir karar verilmesi yerine eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 990.00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 26.02.2013 tarihinde oybirliği karar düzeltme yolu açık olmak üzere karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy