MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların trafik sigortacısı olduğu iki aracın 30.06.2005 tarihinde karıştığı kazada bisiklet sürücüsü müvekkilinin yaralandığını, davalıların bir kısım ödeme yaptığını ileri sürerek, bakiye 40.666,22 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ayrı ayrı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, kazada kamyon sürücüsünün %85, otomobil sürücüsünün %15 oranında kusurlu olduğu, davacının kazadan dolayı %28 oranında malul kaldığı gerekçesiyle 25.718,00 TL maddi tazminatın davalı ... Genel Sigorta AŞ'den 14.748,22 TL maddi tazminatın davalı ...'den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş, kararı davalılar ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1.735,65 TL kalan
onama harcının davalı ... Genel Sigorta AŞ'den, 406,45 TL kalan onama harcının da davalı ...'den alınmasına 18.03.2013 gününde üye ...'ın ve üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
Karşı Oy Karşı Oy
KARŞI OY
Somut uyuşmazlıkta;
Davalıların ZMSS'i oldukları araçların neden olduğu trafik kazasında %15 oranında beden gücünü kaybettiği iddiasıyla davacı tarafından davalılar aleyhinde tazminat davası açılmış,
Davalılar davanın reddini savunmuş,
Yargılama sonucunda mahkemece "davacının %28 oranında beden gücünü kaybettiğine ilişkin rapora istinaden ıslahen artırılan tazminat talebinin kabulüne" karar verilmiş,
Davalıların temyiz itirazları sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda reddedilerek yerel mahkeme kararı onanmıştır.
Sayın çoğunluk görüşüne katılamıyoruz.
Dava açılmadan önce, davacının Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'ne maluliyet oranının tespiti istemi ile yaptığı başvuru sonucunda, Adli Tıp Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ... tarafından düzenlenen 25.02.2010 günlü raporda "davacının tüm vücut fonksiyon kayıp oranının %15 olduğu bildirilmiş,
Davacı tarafından maluliyet oranına ilişkin fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmaksızın %15 maluliyet oranı üzerinden dava açılmıştır.
Yargılama sırasında, davacı muayene edilmeksizin Adli Tıp Kurumu Adana Şube Başkanlığı'nda görevli Adli Tıp Uzmanı ... tarafından düzenlenen 11.05.2012 günlü, içerik itibariyle de yetersiz raporda, davacının Sosyal Sigortalar Sağlık İşleri Tüzüğü'ne göre %28 oranında beden gücünü kaybettiği mütalaa edilmiş,
... bilirkişice de %28 maluliyet oranı esas alınarak davacının maddi zararı hesaplanmış,
Mahkemece de davacının %28 maluliyet oranına göre tazminata hükmedilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 Sayılı HMK 26/1 maddesinde "hakimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği...",
Yasanın 281/3 maddesinde de "mahkemenin gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme de yaptırabileceği" öngörülmüştür.
Bu halde yerel mahkemece davacının %15 maluliyet oranına göre talepte bulunmasına rağmen talep aşılarak %28 maluliyet oranına göre tazminata hükmedilmesi ve davacının maluliyet oranları arasındaki açık çelişki giderilmeksizin yetersiz Adli Tıp Uzmanı Raporuna dayanılarak hüküm kurulması nedeniyle yerel mahkeme kararının bozulması gerekirken onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyız.
Karşı Oy Karşı Oy
... ...
Full & Egal Universal Law Academy