MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, ... 5. İcra Müdürlüğü’nün 2011/14034 sayılı Takip dosyasında yapılan 21.09.2011 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişi şirkete ait olduğunu, borçlu ile ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava açıldıktan sonra 6100 sayılı HMK’nun yürürlüğe girmesi üzerine davacı tarafa avans yatırması için süre verildiği, kesin süre içinde belirlenen miktarın yatırılmadığı, HMK’nun 114/g–115/2. maddesi gereğince yasa ile belirlenen kesin sürelerde hâkimin takdir yetkisinin bulunmadığı“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
1086 sayılı HUMK’nun 188. maddesinin ikinci cümlesinde bahsi geçen ve hâkim tarafından re’sen gözetilmesi gereken hususların neler olduğu 6100 sayılı HMK’nun 114. maddesinde “dava şartları” başlığı adı altında açıkça ve tek tek
sayılmıştır. Anılan maddenin g bendinde “davacının yatırması gereken gider avansını yatırmış olması” da dava şartları arasında yer almış, aynı Kanun’un 115/2. maddesinde ise dava şartının bulunmadığının tespiti halinde verilecek kararın niteliği belirtilmiştir.
1086 Sayılı HUMK'nin yürürlükte olduğu dönemde açılmış olan davalarda eksik olan gider avansının yatırılması için 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK uyarınca kesin mehil verilmesi mümkün bulunmamaktadır (HGK'nin 12.12.2012 gün ve 2012/9-1170 E - 1172 sayılı kararı). Diğer yandan gider avansının verilen kesin mehil içerisinde yatırılmaması halinde dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekir. Oysa delil avansının kesin mehil içerisinde yatırılmaması nedeniyle ilgili delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmesi gerektiği de gözden uzak tutulmamalıdır.
Somut olayda, dava 6100 sayılı HMK’nin yürürlüğe girmesinden önce 22.09.2011’de açılmıştır.
Bu durumda, davacı tarafa, yatırılması gereken masrafın gider avansı mı, delil avansı mı olduğunun, her bir masraf kalemine ilişkin miktarın, hangi süre içinde nereye yatırılması gerektiğinin ve verilen kesin süreye uyulmaması halinde ortaya çıkacak sonuçların açıkça bildirilmiş olması gerekmektedir.
Belirtilen unsurları içirmediği için mahkemece 28.12.2011 günlü oturumda verilen kesin süreye uyulmamasının davanın reddi sonucunu doğurmaya elverişli nitelikte bulunmadığı dikkate alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuş, kararın bzulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3. Kişiye geri verilmesine 24.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.