MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde reddedilen kısım yönünden davacı üçüncü kişi vekili ve kabul edilen kısım yönünden de davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Bursa 2. İcra Müdürlüğü’nün 2007/1742 sayılı Takip dosyasında yapılan 17.02.2007 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişi şirkete ait olduğunu, borçlularla ilgisinin bulunmadığını, borçluların haciz mahallinde davacı adına fason üretim yaptığını, borçları nedeni ile üretime son vererek haciz adresinden ayrıldıklarını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, dava konusu haczin takip borçlularının ticaret sicil kaydında geçen faaliyet adreslerinde yapıldığını, bu sırada borçlulara ait çok sayıda evrakın bulunduğunu, üçüncü kişinin alacaklıdan mal kaçırmak için bir takım muvazaalı işlemler yaptığını, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğunu, karinenin aksini kanıtlanamadığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu ... ve ... Ltd. Şti.), davacı üçüncü kişiye haciz adresinde fason üretim yaptıklarını, davacıdan alacaklı olduklarını ve hacizde bu miktarın icra dosyasına yatırıldığının beyan edildiğini, demirbaşlarının da davacı adına faturalandırıldığını, sonradan üretim alanına girmelerine izin de verilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu O.B.K. Otomotiv Ltd. Şti., usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: davanın reddine karar verilmiş; hüküm, Yargıtay Yüksek 21. HD'nin 09.04.2009 tarihli ilamı ile; eksik inceleme ve araştırma nedeni ile bozulmuştur. Mahkemece uyma kararı verilerek yapılan yargılama sırasında, davacının dayandığı faturaların gerçekliği ve mahcuzlara uygunluğu, borçlu ile üçüncü kişi arasında süregelen fason ilişkisinin bulunup bulunmadığı hususlarında keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmış sonucunda: “haczedilen eşyaların bilgisayar ve ekipmanı olduğu, bunların faturalandırılmaları sırasında seri numaralarının genel olarak yazılmadığı, bu nedenle ispat yükü altında olan üçüncü kişiden faturalar kapsamındaki eşyaların seri numaralarını kanıtlamasının beklenemeyeceği, keşifte gösterilen ve hacze konu olduğu anlaşılan mahcuzlar yönünden davanın kabulü gerektiği” gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiş; hüküm, reddedilen kısım yönünden davacı üçüncü kişi vekili ve kabul edilen kısım yönünden de davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Davacı Üçüncü Kişinin Temyiz İtirazlarının İncelenmesinde;
2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 4949 sayılı Yasanın 101. maddesiyle değişik 363. maddesi hükmüne göre; Yasa'nın yürürlüğe girdiği 30.7.2003 tarihinden sonra icra mahkemelerince verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyize konu dava değerinin 2.000.000.000.- TL’sını geçmesi gerekir.
İİK'na 4949 sayılı Yasa'nın 102. maddesiyle eklenen Ek 1. madde uyarınca parasal sınır, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerlendirme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların (on milyon TL) 10,00.-TL ‘sını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.
İstihkak davalarında dava değeri alacak miktarı ile hacizli malın değerinden hangisi az ise ona göre belirlenir.
Buna göre somut olayda, temyiz konusu dava değeri davanın reddedilen kısmına ilişkin mahcuzların değeri olan 800,00.-TL’sıdır.
Bu durumda davanın reddedilen kısmına ilişkin hüküm kesin nitelik taşıdığından temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2.Davanın Kabul Edilen Kısmına İlişkin Temyiz İncelemesine Gelince;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, uyulan bozmaya göre; davanın kabul edilen kısmına ilişkin hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz dilekçesinin İİK’nin 363, 365/3, Ek 1. maddeleri uyarınca REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine aşağıda dökümü yazılı 323,82 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı alacaklıdan alınmasına 25.03.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Davalı alacaklı:
344,97 TL.0.H
21,15 TL.P.H.
323,82 TL.Kalan
Full & Egal Universal Law Academy