MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete zmss poliçesi ile sigortalı aracın davalının içerisinde bulunduğu araca çarpması sonucunda davacının yaralandığını belirterek, iş gücü kaybı nedeniyle 8.000,00 TL, tedavi ve protez gideri olarak 8.000,00 TL olmak üzere toplam 16.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacı tarafından henüz yapılmayan protez bedeli tazminat olarak istendiğinden yapılmayan tedavi giderinin davalı ... şirketinden istenemeyeceği belirtilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Hükme esas alınan 08.02.2011 tarihli bilirkişi raporunda, davacı ...'un asgari ücretle çalıştığı kabul edilerek tazminat hesaplanmıştır. Oysa, mahkemece talimat yolu ile dinlenen tanıklar, davacının yaş meyve paketleme işinde çalıştığını aylık gelirinin 1.000,00 ila 1.400,00 TL arasında olduğunu beyan etmişler ve Kırıkhan
Ziraat odasından gönderilen cevabi yazıda 2009 yılı yaz-güz sonunda yaş meyve paketleme işinde çalışan bir işçinin aylık 1.050,00 ila 1.350,00 TL arasında geliri olduğu bildirilmiştir. Bu durumda mahkemece, davacının çalıştığı iddia edilen sektörde elde edebileceği gelir tüm dosya kapsamına göre tespit edilmeli ve belirlenecek miktara göre tazminat hesaplaması yapılması gerekirken, asgari ücret tutarı esas alınarak yapılan hesaplama doğru görülmemiştir.
Öte yandan, davacının sol bacağının diz altından ampüte olduğu adli tıp kurumu raporları ile sabit olmasına rağmen, mahkemece davacı tarafından henüz alınmayan protez bedelinin tazminat bedeli olarak davalıdan tahsilinin istenemeyeceği kabul edilerek bu konudaki talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Zira davacı bacağını kaybetmiş ve bu durumda proteze ihtiyaç duyacağı muhakkaktır. Mahkemece alanında ehil bilirkişiden alınacak rapor ile uygun bir protez için yapılacak masraf hesaplanmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Bu hususun göz önünde bulundurulmamış olması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 21.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy