MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalılar ... Paz. ve Petrol A.Ş. ve ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın müvekkiline ait araca çarpması sonucu müvekkilinin yaralanarak tedavi gördüğünü ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 11.664,35 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 22.04.2008 tarihli dilekçesi ile davalı ... şirketi hakkındaki manevi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini bildirmiştir.
Davalı ... şirketi vekili, müvekkilinin davacıya ödemede bulunduğunu, bu nedenle maddi tazminattan ve poliçe gereği de manevi tazminattan sorumluluğu bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde, kazanın oluşumunda asıl kusurun davacıda olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davacının maddi ve manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile 74.19 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 10.000 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, davalı ... şirketi aleyhine açılan manevi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalılar ... Paz. ve Petrol A.Ş. ve ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan tedavi gideri ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekilince 20.000 TL manevi tazminat talep edilmiş, mahkemece 10.000 TL manevi tazminata hükmedilmiş, hükmedilen manevi tazminat miktarı, hem davacı, hem de davalılar sürücü ve işleten vekillerince temyiz edilmiştir.
Hakim, manevi tazminata Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre, özel durumları göz önünde tutarak adalete uygun olarak hükmeder. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Bu durumda hükmedilen manevi tazminat miktarı, somut olayın özellikleri, tarafların kusur oranları, ölenin yaşı, yaralanmaların boyutu, kaza tarihi,
tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olayın meydana gelmesindeki etkiler gibi hususlar birarada değerlendirilerek belirlenmelidir.
Somut olayda; dosyadaki evraklara göre davacının bacağında kırık olduğu anlaşılmakta olup, mahkemece yaralanmanın mahiyet ve boyutu hususunda bilirkişi incelemesine başvurulmamıştır. Oysaki anılan husus manevi tazminatın takdirinde önemlidir. Ayrıca yine hükmedilecek manevi tazminatta belirleyici olacak olan tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmaları da yapılmamıştır. Mahkemece, davacının olay nedeniyle yaralanmasının niteliği, tıbbi şifa süresi, kalıcı kısmi maluliyetinin bulunup bulunmadığı hususlarının konusunda uzman bilirkişi/bilirkişilerce tespit ettirilmesi, ayrıca tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının da araştırılarak, yukarıda anılan diğer etkenlerle birlikte değerlendirilerek belirlenecek olan manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmiş olması doğru görülmemiştir.
3-Davacı vekili dava dilekçesinde, hem maddi hem manevi tazminat yönünden dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesini talep etmiş, ancak mahkemece davacının faiz talebi hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemiş olup, bu hususda bozma sebebidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalılar ... Paz. ve Petrol A.Ş. ve ... vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ... davalılar ...Paz ve Pet. A.,Ş ile ...'e geri verilmesine 2.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy