MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar ...,... vekili ile davalı ... Sigorta vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların trafik sigortacısı, malik ve sürücüsü olduğu aracın 25/12/2009 tarihinde müvekkilinin kullandığı motosiklete çarptığını ve davacının yaralandığını ileri sürerek, 15.000-TL manevi, 5.000-TL maddi tazminatın, ıslah ile 20.807 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren ticari reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre, geçici iş göremezlik ve SGK dışında ödenen tedavi giderleri karşılığı olarak tespit edilen maddi tazminatın 5.000 TL kısmının kaza tarihinden, 10.800 TL kısmının ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, 5.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılar ...,...'den tahsiline karar verilmiş, kararı davalılar ...,... vekili ile davalı ... Sigorta vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkeme kararının gerekçesinde “davacının geçici iş göremezlik zararının 15.800 TL ve tedavi giderlerinin 5.007,27 TL olduğu…” belirtilmiş, hüküm fıkrasında ise “geçici iş göremezlik ve SGK dışında ödenen tedavi giderleri karşılığı olarak tespit edilen toplam 15.800 TL tazminatın davalılardan tahsiline” karar verilmiş olmakla hükmün gerekçe kısmı ile hüküm kısmı arasında çelişki yaratılmıştır. HUMK’nun 382-388 ve 389 maddeleri ile 6100 Sayılı HMK'nun karşılık 297/1-2 maddeleri uyarınca gereğince kararın gerekçesi ile hüküm sonucunun birbirine uygun olması zorunludur. Bu durumda, 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 K sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da belirtildiği gibi mahkemece, gerekçe ile hüküm arasındaki çelişki giderilecek şekilde yeniden bir karar verilebilmesi için usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması gerekmiştir.
2)Bozma neden ve şekline göre, davalıların temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı olan hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma nedenine göre davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... şirketi vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 11.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.