MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalının aracının trafik sigortacısı olduğunu, 11.09.2009 tarihinde gerçekleşen kaza dolayısıyla müvekkilinin dava dışı ... Sigorta A.Ş.'ye 11.062 TL ödemede bulunduğunu, kaza esnasında davalının ehliyetinin bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin davalıya rücu ederek hakkında icra takibi başlattığını ancak davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı özetle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kabulü ile, ... 1. İcra Müdürlüğünün 2010/1822 esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, sigortacının sigortalısına yönelttiği ehliyetsizlik sebebine dayalı rücuen tazminat davasıdır.
Sigortacının, sigortalı araç sürücüsünün ehliyetsiz olması nedeniyle üçüncü kişiye ödediği tazminat yönünden kendi sigortalısına rücu etmesi halinde; sigortalının ödemesi
gereken miktar, sigortacının üçüncü kişiye ödediği miktar olmayıp, ödenmesi gereken miktarın ehliyetsizliğine dayalı olarak kendi kusuruna isabet eden kısmıdır.
1086 Sayılı HUMK'nun 275. maddesine (6100 Sayılı HMK'nun 266. maddesine) göre, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, mahkemece uzman bilirkişinin oy ve görüşüne başvurulması zorunludur. Buna göre, yukarıda izah edildiği üzere, öncelikle ödenmesi gereken gerçek zararın tespiti, daha sonra da davalı sigortalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi için, konusunda uzman bir bilirkişinin görüşüne başvurulması zorunludur.
Davacı ..., 11.09.2009 tarihinde gerçekleşen kaza dolayısıyla karşı aracın kasko sigortacısına 17.11.2009 tarihli sigorta ekspertiz raporunda belirlenen 14.750 TL'yi 09.10.2009 tarihinde ödemiştir. Mahkeme yargılama aşamasında, yukarıda anılan hususlar doğrultusunda gerçek zarar ve sigortalının kusuruna isabet eden sorumlu olduğu zarar miktarının tespiti için bilirkişi görüşüne başvurmaksızın, 17.11.2009 tarihli sigorta ekspertiz raporuna itibar ederek hüküm kurmuştur. Yerel mahkemenin, anılan düzenleme ve ilkelere aykırı olarak, eksik inceleme ve araştırma sonucu karar vermiş olması, isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA
, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 12.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.