MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı ile davalı ... şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, trafik sigorta poliçesi (ZMSS) ile davalı şirkete sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında,karşı araç içerisinde yolcu olarak bulunan ve davacıların desteği olan ... 'in vefat ettiğini ve aracı kullanan davacı ...'in malul kalacak şekilde yaralandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40.000 TL maddi tazminat ile davacı ... için 20.000 TL, ... için 15.000 TL, ... için 15.000 TL, ... için 15.000 TL, ... için 15.000 TL, ... ve ... için 10.000 er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek reoskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir,
Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in maddi tazminat(destekten yoksun kalma tazminatı) taleplerinin şartları oluşmadığından reddine,
Davacı ...'in trafik kazası nedeniyle maddi tazminat(güç kaybı zararı ve destekten yoksun kalma zararı) davasının kısmen kabulü ile; 31.394,58 TL tazminatın (davalı ... şirketi ... A.Ş.nin sigorta poliçe bedeli kişi başına 125.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davalı ... şirketi yönünden dava tarihi olan 22.04.2009 tarihinden diğer davalı yönünden olay tarihi olan 10.12.2008 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte (kendi iç ilişkilerinde kusur oranları saklı kalmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Davacıların davalı ...'a karşı açtıkları manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı ... için 2.000,00 TL, davacı ... için 1.000,00 TL,davacı ... için 1.000,00 TL,davacı ... için 1.000,00 TL, davacı ... için 1.000,00 TL, ... için 500,00 TL, davacı ... için 500,00 TL olmak üzere toplam 7.000,00 TL. manevi tazminatın olay tarihi olan 10.12.2008 tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak yukarıda belirtilen miktarlar üzerinden davacılara(yaşı küçük olan davacılar ... ve ...'e velayeten davacı Anneleri ...'e ödenmesi) verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve davalı ... şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Borçlar Kanununun 47. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri gözönünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda maneviahuzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç
edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatınmtutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Borçlar Kanunu 47. maddede belirlenen ilkeler karşısında, ölenin davacılara olan yakınlığı,yaşı, olayın oluş şekli,özellikleri,kusur durumu ile tarafların ekonomik-sosyal durumları ve paranın satın alma gücüne göre davacılar lehine hükmedilen tazminat miktarları azdır. Daha yüksek miktarda bir manevi tazminata karar verilmesi gerekirken, belirtilen gerekçelerle daha alt seviyede bir miktara karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu yönüyle de bozulması gerekmiştir.
3-) Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.2.maddesi hükmü uyarınca, davalı sigortacı vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerini de karşılamakla yükümlüdür. Ancak, hüküm altına alınan tazminat sigorta bedelini geçerse, sigortacı bu masrafları sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde ödeyeceğinden davalı ... şirketinin yargılama gideri, vekalet ücreti ve yargı harcından sadece poliçe limitinin tazminata oranı dahilinde sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken bu giderlerin tamamından diğer davalı ile birlikte müteselsilen sorumlu tutulması da usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle de davalı General Sigorta vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz edenler yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı ... şirketine geri verilmesine 27.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy