MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleten/sürücü ve trafik sigortacısı olduğu aracın kusurlu olarak müvekkilinin kullandığı motosiklete çarpması sonucu davacının yaralandığını, geçici ve sürekli iş gücü kaybına uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 1.000,00 TL. maddi tazminat ile 15.000,00 TL. manevi tazminatın yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 20.1.2012 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat taleplerini bilirkişi raporuna göre toplam 6.478,97 TL.na yükselttiklerini bildirmiştir.
Davalı ... vekili, kusur oranı ve poliçe limitiyle sorumlu olduklarını, dava açılmasına sebebiyet vermediklerini savunmuştur.
Diğer davalı vekili, kusuru kabul etmediklerini, davacının kaza sırasında kask takmadığını, tazminatın fahiş olduğunu ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, geçici iş göremezlik için 1.771,73 TL., sürekli iş göremezlik için 4.707,24 TL. olmak üzere toplam 6.478,97 TL. maddi tazminatın davalı ... poliçe limitiyle sorumlu olmak üzere yasal faiziyle davalılardan tahsiline, manevi tazminat talebinin de 6.250,00 TL. yönünden kısmen kabulüyle yasal faiziyle davalı ...'ten tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
HUMK.nun 275 (HMK.md.266) ve devamı maddelerine göre çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda ihtisas sahibi kimselerin dinlenmesi ve rapor alınması gerekir. Somut olayda tarafların kusur oranlarının belirlenmesi teknik ve özel bilgiyi gerektiren konulardan olduğundan, mahkemece yargılama sırasında uzman sayılmayan emekli trafik polisinden kusur raporu alınması doğru olmadığı gibi dava konusu kazada yaralanan davacının sürekli ve geçici maluliyeti konusunda Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğüne uygun olmayan, meslek grubu ve arıza ağırlık ölçüsü gibi çalışma gücü kayıp oranının tespitinde etkili unsurları göstermeyen (Adli Tıp Uzmanından alınan) rapor da hükme esas alınacak yeterlikte olmadığından, bu raporları esas alarak hesaplama yapan aktüer bilirkişi raporu da hüküm kurmaya elverişli değildir.
O halde, mahkemece;
1-) Dosyanın öncelikle kusur uzmanı bilirkişiye tevdii ile kaza tespit tutanağı, kazanın oluş şekli ve dosya kapsamındaki tüm hususlar birlikte irdelenerek tarafların kusur oranı yönünden ayrıntılı, gerekçeli, denetime açık rapor alınması,
2-) Davacının daimi ve geçici maluliyet durumu yönünden Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesinden Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğüne uygun olarak düzenlenmiş bir rapor alınması,
3-) Kusur ve malüliyet oranlarının değişmesi halinde de yeniden tazminat hesabı yönünden önceki aktüerya uzmanı bilirkişiden ek rapor alınması, meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi,
4-) Davalı taraf savunması üzerinde durularak ve davacının yaralanma şekli itibariyle kaza sırasında zararın artmasını önleyecek güvenlik tedbiri olan kask takmamış olmasının müterafik kusur oluşturup oluşturmayacağının, BK.nun 44.maddesi uyarınca tazminattan makul oranda indirim gerekip gerekmediğinin tartışılması, ondan sonra dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bozma nedenine göre davalı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'e geri verilmesine 18.2.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy