MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı ve davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, ...İcra Müdürlüğünün... sayılı takip dosyasından, borçlunun davalı banka nezdindeki hesapları üzerine haciz konulması için yazılan müzekkereye verilen cevapta, borçlunun bankadaki hesabında 16.235,88 TL bulunduğunu ancak, çek başına sorumluluk tutarının nakit bloke edilmesi kaydıyla çek karnesi vermiş olduklarından blokeli olduğunu, rehin, takas ve mahsup haklarından sonra gelmek kaydıyla haciz şerhi işlendiğini belirtildiğini bankanın muaccel bir alacağı olmadığını belirterek, İİK”nun 99.maddesine dayalı olarak 3.kişinin istihkak iddiasının reddine ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı 3.kişi vekili, haksız açılan davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlular, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, icra dosyası içeriği, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı 3.kişi banka ile borçlu arasında aktedilen Çek Taahütnamesinin imza tarihinin 25.03.2010 günü olduğu çek keşidecisi firmanın elinde bulunan veya henüz bankaya ibraz edilmemiş 18 adet çek yaprağının 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3.maddesi hükmü gereğince her çek yaprağı için garanti tutarının 600 TL olduğu ve 18 adet çek yaprağı garanti tutarının 10.800,00TL olarak bankanın rehin ve hapis
hakkını kullanabileceği bakiye 5.435,88 TLicra müdürlüğü hasabına aktarılması gerektiğinden bahisle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı ve davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı olarak açtığı 3.kişnin istihkak iddiasının reddine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı alacaklının tüm davacı 3.kişinin aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı 3.kişi ve borçlu arasında 25.03.2010 tarihinde Şirketler Kurumlar ile Adi Ortaklıklardan Alınacak Çek Taahütnamesi başlıklı taahütname imzalandığı 5941 Sayılı Çek Kanunu kapsamında borçluya 18.Adet çek yaprağı verildiği anlaşılmaktadır. Anılan yasanın 3.maddesi 3.bendinde bankaların karşılıksız kalan beher çek yaprağı için çek hamillerine karşı garanti sorumluluğu yüklenmiş ve bu hususun hesap sahibi ile muhatap banka arasında gayrikabili rücu ve gayrikabili kredi sözleşmesi hükmünde olduğu hükme bağlanmıştır. Böylece bankalara çek keşidecilerinden bu çekler nedeniyle gelecek riskleri teminat altına almaları gerekmiştir. Buna göre de davalı 3.kişi banka ile borçlu arasında imzalanan taahütnamenin 14.maddesinde, borçlunun mevduat hesabına rehin-takas ve mahsup yetkileri bulunduğunu belirtilerek risk garanti altına almıştır.
Karara dayanak alınan 22.08.2011 ve 27.01.2012 tarihli bilirkişi raporlarında borçluya verilen 18 adet çek yaprağının iade edilmediği ve 2010 yılı için garanti tutarının 600.00 TL olduğundan 10.800,00 TL üzerinde davalı bankanın rehin ve hapis hakkını kullanabileceği belirtilmiştir. Ancak davalı bankanın 03.01 2012 tarihli yazısında şubeye iade edilmeyen 18 Adet çek yaprağı bulunduğu belirtilmiştir. Davalı banka, çekin ibrazı tarihindeki yürürlükteki garanti tutarı üzerinden sorumlu olacağından, 2010 yılındaki garanti tutarı üzerinden hasaplama yapılması hatalıdır.
Yapılacak iş, davalı bankadan borçluya ait çeklerin kaç tanesinin ne zaman iade edildiği, kaç tanesinin iade edilmediği sorularak, iade edilen çeklerin iade tarihlerinde yürülükte olan garati tutarları üzerinden, iade edilmeyenlerin ise en son veriler dikkate alınarak hesaplamalarının yapılması sağlanacak şekilde bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı alacaklı vekilinin tüm davalı 3.kişinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı 3.kişiye geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 3.15 TL kalan harcın temyiz eden davacı alacaklıdan alınmasına 02.04.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy