MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, müvekkili bankaya Küçükçekmece 1.İcra Müdürlüğü'nün 2008/16226 sayılı takip dosyasından borçlunun hak ve alacaklarına haciz konulması için İİK.nun 89/1 uyarınca haciz ihbarnamesi gönderildiğini, müvekkili banka ile borçlu arasında imzalanmış olan Genel Kredi Sözleşmesi ve diğer sözleşmeler gereği borçlunun tüm hak ve alacaklı üzerinde bankanın rehin hakkı bulunduğu, bu haktan sonra gelmek üzere haciz şerhinin işlendiğini, müvekkili bankanın itiraz ve istihkak talebinin yerinde olduğunu ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı bankanın rehin hakkı bulunduğuna dair iddiasının istihkak iddiası niteliğinde olduğunu, bankanın bu iddiasının 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun 61.maddesi hükmüne aykırı bulunduğunu, rehin hakkının ancak yazılı bir rehin sözleşmesi ile kurulabileceğini, davacı bankanın dayandığı Genel Kredi Sözleşmesi ile bir rehin sözleşmesi kurulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı borçlu vekili, müvekkilinin davada taraf ehliyetinin bulunmadığını, müvekkili hakkındaki davanın husumetten reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dava haciz ihbarnamesine itiraz niteliğinde görülerek davanın kabulü ile davacı yönünden takibin durdurulmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili ve davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmesi üzerine karar
Yargıtay 12.Hukuk Dairesi'nin 27.12.2010 gün ve 2010/19959-31504 sayılı ilamıyla davacı bankanın borçluya ait mevduat üzerinde rehin hakkı bulunduğunu ileri sürmesinin istihkak iddiası olarak nitelendirilmesi ve davaya istihkak davası olarak bakılıp sonuçlandırılması gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davacı bankaya birinci haciz ihbarnamesi gönderildiği tarihte borçlunun nakit kredi kullanımından dolayı 404.492,24 TL, gayri nakdi krediden dolayı 6.580,00 TL olmak üzere toplam 411.072,24 TL borçlu olduğu, davacı banka ile borçlu arasında imzalanan sözleşmenin 10.maddesi uyarınca bankanın mevduat üzerinde hapis, rehin hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının 411.072,24 TL üzerindeki istihkak iddiasının kabulüne, davacının dilekçesindeki diğer taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili ile davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı 3.kişi banka ile borçlu arasında imzalanan 27.6.2007 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin 10.maddesi ve 14.5.2008 tarihli Tüketici Kredisi sözleşmesinin 6.maddesi uyarınca davacı bankanın borçluya ait mevduat üzerinde haciz tarihi itibariyle rehin hakkı bulunduğunun anlaşılmasına göre davalı alacaklı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı 3.kişi vekilinin temyizine gelince;
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96.vd.maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
İstihkak davalarında dava değeri, takip konusu toplam alacak değeri ile mahcuz malın (somut olayda haciz konulan mevduatın) değerinden hangisi az ise o değer üzerinden tespit edilir. Ve daha az olan değer üzerinden nisbi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekir. Mahkemece bu husus gözden kaçırılarak davası kabul edilen davacı 3.kişi lehine nisbi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmolunması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün vekalet ücretine yönelik olarak BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 2.420,61 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı alacaklıdan alınmasına 28.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.